Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Sürekli "neden bitmiyor bu iş" diye tavana bakıyorsan, yatak odasındaki o bitmek bilmeyen mesainin arkasında aslında tamamen kafanın içi yatıyor olabilir. Vallahi billahi diyorum, erkeklerin çoğunda bu iş tamamen psikolojik bir inattan ibaret. Stres, performans kaygısı, "acaba partnerimi mutlu edebildim mi" baskısı derken beyin kasılıyor, vücut da haliyle o beklenen finale bir türlü izin vermiyor. Kafayı rahatlatmadığın sürece o süre uzar da uzar...
İlaç kullanıyor musun, bak bu çok kritik bir soru işte. Antidepresanlar, yüksek tansiyon hapları ya da saç dökülmesine karşı aldığın o mucizevi kapsüller... Bazı kimyasallar sinir sistemini öyle bir uyuşturuyor ki, hissetmiyorsun bile herifçioğlu. Vücuttaki o elektriksel sinyaller yerine ulaşamadığı için süreç uzuyor, mekanizma bir yerde tıkanıp kalıyor. Eğer hayatına yeni bir hap girdiyse ve bu sorun başladıysa, sorumluyu çok uzaklarda aramaya gerek yok.
Yıllardır süregelen yanlış mastürbasyon alışkanlıkları da bu işi fena baltalıyor, bunu açık konuşalım. Kendi kendini çok hızlı ya da çok sert tatmin etmeye alıştırdıysan, gerçek bir ten teması o yoğun baskıyı veremez haliyle. Gerçek bir ilişki, senin o yıllardır kendi kendine uyguladığın yapay hız ve baskıyla yarışamaz ki... Sürtünme az geliyor, beyin "hadi artık" demiyor ve sonuç: Saatlerce süren, bitmek bilmeyen bir çaba.
Bazen de altında bildiğin fiziksel bir arıza yatıyor olabilir, yani hemen her şeyi kafaya bağlamamak lazım. Prostat iltihabı, idrar yolu enfeksiyonları ya da hormonların altüst olması da o sinir uçlarını doğrudan etkiler. Tiroidin düzgün çalışmıyordur mesela, git bir baktır derim. Vücut içeride bir yangınla uğraşırken, cinsel mekanizmanın kusursuz çalışmasını beklemek biraz saflık olur zaten.
Alkolü ya da maddeyi fazla kaçırınca kendini yatak odasının kralı sanıyorsun ama aslında sadece süreci baltalıyorsun abi ya. Evet, alkol başta o çekingenliği, stresi falan alır, orası doğru; ama doz aşımı direkt sinir sistemini felç eder. Beyinle oradaki organ arasındaki o hat kopuyor, iletişim tamamen kesiliyor bir noktadan sonra. Sonra uğraş dur, ne zevk alırsın ne de o işi hakkıyla bitirebilirsin...
Yaş faktörünü de tamamen göz ardı edemeyiz, yıllar geçtikçe her şey gibi oradaki hassasiyet de azalıyor doğal olarak. Testosteron seviyen yavaş yavaş aşağı çekilirken, yatakta daha fazla zamana ihtiyaç duyman o kadar normal ki. Eskisi gibi o saniyeler içinde tetiklenen mekanizma gitmiş, yerine daha ağır kanlı, daha fazla uyarılma bekleyen bir sistem gelmiştir belki de.
Kendini partnerine tamamen kapatmış olabilir misin, aranızdaki o gizli gerginlik buraya yansıyor olmasın? İlişkideki çözülmemiş kavgalar, güvensizlikler veya partnerine karşı hissettiğin o içsel soğukluk yatakta direkt bloke koyar adama. Vücudun aslında o insanla o nihai paylaşımı yaşamak istemiyordur, bilinçaltın seni frenliyordur belki de...
İlaç kullanıyor musun, bak bu çok kritik bir soru işte. Antidepresanlar, yüksek tansiyon hapları ya da saç dökülmesine karşı aldığın o mucizevi kapsüller... Bazı kimyasallar sinir sistemini öyle bir uyuşturuyor ki, hissetmiyorsun bile herifçioğlu. Vücuttaki o elektriksel sinyaller yerine ulaşamadığı için süreç uzuyor, mekanizma bir yerde tıkanıp kalıyor. Eğer hayatına yeni bir hap girdiyse ve bu sorun başladıysa, sorumluyu çok uzaklarda aramaya gerek yok.
Yıllardır süregelen yanlış mastürbasyon alışkanlıkları da bu işi fena baltalıyor, bunu açık konuşalım. Kendi kendini çok hızlı ya da çok sert tatmin etmeye alıştırdıysan, gerçek bir ten teması o yoğun baskıyı veremez haliyle. Gerçek bir ilişki, senin o yıllardır kendi kendine uyguladığın yapay hız ve baskıyla yarışamaz ki... Sürtünme az geliyor, beyin "hadi artık" demiyor ve sonuç: Saatlerce süren, bitmek bilmeyen bir çaba.
Bazen de altında bildiğin fiziksel bir arıza yatıyor olabilir, yani hemen her şeyi kafaya bağlamamak lazım. Prostat iltihabı, idrar yolu enfeksiyonları ya da hormonların altüst olması da o sinir uçlarını doğrudan etkiler. Tiroidin düzgün çalışmıyordur mesela, git bir baktır derim. Vücut içeride bir yangınla uğraşırken, cinsel mekanizmanın kusursuz çalışmasını beklemek biraz saflık olur zaten.
Alkolü ya da maddeyi fazla kaçırınca kendini yatak odasının kralı sanıyorsun ama aslında sadece süreci baltalıyorsun abi ya. Evet, alkol başta o çekingenliği, stresi falan alır, orası doğru; ama doz aşımı direkt sinir sistemini felç eder. Beyinle oradaki organ arasındaki o hat kopuyor, iletişim tamamen kesiliyor bir noktadan sonra. Sonra uğraş dur, ne zevk alırsın ne de o işi hakkıyla bitirebilirsin...
Yaş faktörünü de tamamen göz ardı edemeyiz, yıllar geçtikçe her şey gibi oradaki hassasiyet de azalıyor doğal olarak. Testosteron seviyen yavaş yavaş aşağı çekilirken, yatakta daha fazla zamana ihtiyaç duyman o kadar normal ki. Eskisi gibi o saniyeler içinde tetiklenen mekanizma gitmiş, yerine daha ağır kanlı, daha fazla uyarılma bekleyen bir sistem gelmiştir belki de.
Kendini partnerine tamamen kapatmış olabilir misin, aranızdaki o gizli gerginlik buraya yansıyor olmasın? İlişkideki çözülmemiş kavgalar, güvensizlikler veya partnerine karşı hissettiğin o içsel soğukluk yatakta direkt bloke koyar adama. Vücudun aslında o insanla o nihai paylaşımı yaşamak istemiyordur, bilinçaltın seni frenliyordur belki de...