Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Gözlüğe sabah uyanır uyanmaz el atmak var ya, işte insanı en çok o yorar abi ya.
Yıllarca lens tak, akşam gözün kurusun çıkar, sabah tekrar tak... Vallahi billahi insan bıkıyor bir süre sonra.
Gözün üzerine incecik bir kapak kaldırılıyor bu FemtoLASIK denen olayda, sonra lazerle içerideki doku resmen yeniden şekilleniyor.
Aslında tam olarak ne oluyor orada?
Yani lazer gözü traşlıyor diyebiliriz kısaca, evet tam olarak öyle dokuya müdahale ediliyor.
Korkuyor insan tabii, göz bu sonuçta kolay mı, elinle dokunamadığın yere aletle giriyorlar...
Ama işlem o kadar kısa sürüyormuş ki, hasta masaya yatıyor ve bitti gitti diyorsun resmen, göz açıp kapayıncaya kadar yani.
Doktorlar anlatır genelde, on dakikada iş biter derler de adam inanmaz tabii baştan.
Gerçekten de öyle kısa sürüyor işte, kafayı koymanla kalkman bir oluyor neredeyse.
Sonrası malum, biraz batma olur, yanma olur ama ertesi gün uyanıp duvardaki saati net görmek var ya...
İşte o an bütün çekilenlere değdiğini hissediyorsun derler ya, hani o masum sevinç.
Herkese yapılır mı peki bu ameliyat?
Maalesef herkese uymuyor bu iş, göz yapısının müsait olması lazım illa ki, yoksa doktor riske atmaz zaten.
Göz çizdirme operasyonları arasında en popüleri belki de bu, bıçaksız olması insanı bir nebze rahatlatıyor tabii.
Bıçak kelimesi bile ürkütüyor adamı çünkü, düşünmesi bile tüyleri diken diken ediyor insanın.
Teknolojinin geldiği son nokta bu olsa gerek, eskiden olsa kim cesaret ederdi ki buna...
Hâlâ gözlük kullanan milyonlar var dünyada, belki de sıra onlardadır kim bilir.
Yıllarca lens tak, akşam gözün kurusun çıkar, sabah tekrar tak... Vallahi billahi insan bıkıyor bir süre sonra.
Gözün üzerine incecik bir kapak kaldırılıyor bu FemtoLASIK denen olayda, sonra lazerle içerideki doku resmen yeniden şekilleniyor.
Aslında tam olarak ne oluyor orada?
Yani lazer gözü traşlıyor diyebiliriz kısaca, evet tam olarak öyle dokuya müdahale ediliyor.
Korkuyor insan tabii, göz bu sonuçta kolay mı, elinle dokunamadığın yere aletle giriyorlar...
Ama işlem o kadar kısa sürüyormuş ki, hasta masaya yatıyor ve bitti gitti diyorsun resmen, göz açıp kapayıncaya kadar yani.
Doktorlar anlatır genelde, on dakikada iş biter derler de adam inanmaz tabii baştan.
Gerçekten de öyle kısa sürüyor işte, kafayı koymanla kalkman bir oluyor neredeyse.
Sonrası malum, biraz batma olur, yanma olur ama ertesi gün uyanıp duvardaki saati net görmek var ya...
İşte o an bütün çekilenlere değdiğini hissediyorsun derler ya, hani o masum sevinç.
Herkese yapılır mı peki bu ameliyat?
Maalesef herkese uymuyor bu iş, göz yapısının müsait olması lazım illa ki, yoksa doktor riske atmaz zaten.
Göz çizdirme operasyonları arasında en popüleri belki de bu, bıçaksız olması insanı bir nebze rahatlatıyor tabii.
Bıçak kelimesi bile ürkütüyor adamı çünkü, düşünmesi bile tüyleri diken diken ediyor insanın.
Teknolojinin geldiği son nokta bu olsa gerek, eskiden olsa kim cesaret ederdi ki buna...
Hâlâ gözlük kullanan milyonlar var dünyada, belki de sıra onlardadır kim bilir.