Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Baba olmaya karar verdiniz, her şey yolunda görünüyor ama aylar geçmesine rağmen o çift çizgi bir türlü gelmiyor... İşte tam bu noktada akıllara hemen şu soru düşüyor: Acaba bir sorun mu var? İşin doğrusu, erkek kısırlığı dediğimiz şey çoğunlukla öyle dışarıdan bakınca tık diye anlaşılan, ben buradayım diyen bir şey değil maalesef. Çoğu erkek kendini son derece sağlıklı, güçlü ve enerjik hissederken bile arka planda sperm üretimiyle ilgili sıkıntılar yaşanabiliyor.
Meninin hacminde ya da renginde gözle görülür bir değişiklik fark ettiniz mi hiç? Hani bazen insan dikkat etmez ama boşalma sırasında gelen sıvının miktarında bariz bir azalma varsa ya da rengi çok fazla şeffaflaşmışsa, bu durum sperm sayısının düşüklüğüne işaret ediyor olabilir. Vallahi billahi çoğumuz bunu sadece yorgunluğa bağlayıp geçiyoruz ama vücut aslında orada bize ufak bir sinyal vermeye çalışıyor.
Testislerde hissedilen o garip, hafif ama sürekli olan sızıya ne demeli? Özellikle ayakta çok kalınca ya da ağır bir şey kaldırınca torbada oluşan o dolgunluk hissi ve genişlemiş damarlar, varikosel dediğimiz durumun habercisi olabilir ki kendisi erkek kısırlığının en büyük sorumlularından biridir. Sanki orada bir torba solucan varmış gibi bir his... Neyse ki tedavisi son derece basit bir ameliyatla halledilebiliyor.
Hormonlar ters düz olduğunda sadece ruh halimiz değil, tepeden tırnağa tüm üreme sistemimiz de altüst olur abi. Mesela sakalların eskisinden çok daha yavaş uzaması, vücut kıllarında dökülme ya da göğüs bölgesinde belirgin bir yağlanma ve büyüme fark ediyorsanız, testosteron seviyeniz alarm veriyor demektir. Erkeklik hormonu düştüğü an, sperm fabrikası da otomatik olarak üretimi yavaşlatıyor veya durduruyor.
Cinsel istekte aniden yaşanan o gözle görülür düşüşü ya da sertleşme sorunlarını sadece strese bağlamak ne kadar doğru? Elbette modern hayatın getirdiği o koşturmaca ve yorgunluk performansı etkiler ama bu durum aylarca kronik bir şekilde devam ediyorsa, altında yatan sebep yine sperm kalitesini vuran hormonal bir dengesizlik olabilir. İnsan kendine konduramaz, "Bugün çok yoruldum" der geçer ama durum daha derin olabilir.
Çocukken geçirilmiş o ağır kabakulak hastalığını hatırlayan var mı aranızda? Ya da gençlik yıllarında yaşanan sert bir futbol kazasını, kasık bölgesine alınan şiddetli darbeleri... Geçmişte kalmış gibi görünen bu tür travmalar veya yüksek ateşli enfeksiyonlar, testislerin yapısına kalıcı zararlar vererek yıllar sonra karşımıza çocuk sahibi olamama problemi olarak çıkabiliyor.
Son olarak şunu hiç unutmamak lazım; kısırlık kesinlikle bir erkeklik performansı ya da güç göstergesi değildir. Bir erkeğin yatakta çok başarılı olması, sperm hücrelerinin çok sağlıklı ve hızlı yüzdüğü anlamına gelmez maalesef. Eğer bir yıldır deniyor ve sonuç alamıyorsanız, gurur yapmayı bir kenara bırakıp bir üroloji uzmanının kapısını çalmak, basit bir sperm testi yaptırmak en mantıklı ve en kısa yoldur.
Meninin hacminde ya da renginde gözle görülür bir değişiklik fark ettiniz mi hiç? Hani bazen insan dikkat etmez ama boşalma sırasında gelen sıvının miktarında bariz bir azalma varsa ya da rengi çok fazla şeffaflaşmışsa, bu durum sperm sayısının düşüklüğüne işaret ediyor olabilir. Vallahi billahi çoğumuz bunu sadece yorgunluğa bağlayıp geçiyoruz ama vücut aslında orada bize ufak bir sinyal vermeye çalışıyor.
Testislerde hissedilen o garip, hafif ama sürekli olan sızıya ne demeli? Özellikle ayakta çok kalınca ya da ağır bir şey kaldırınca torbada oluşan o dolgunluk hissi ve genişlemiş damarlar, varikosel dediğimiz durumun habercisi olabilir ki kendisi erkek kısırlığının en büyük sorumlularından biridir. Sanki orada bir torba solucan varmış gibi bir his... Neyse ki tedavisi son derece basit bir ameliyatla halledilebiliyor.
Hormonlar ters düz olduğunda sadece ruh halimiz değil, tepeden tırnağa tüm üreme sistemimiz de altüst olur abi. Mesela sakalların eskisinden çok daha yavaş uzaması, vücut kıllarında dökülme ya da göğüs bölgesinde belirgin bir yağlanma ve büyüme fark ediyorsanız, testosteron seviyeniz alarm veriyor demektir. Erkeklik hormonu düştüğü an, sperm fabrikası da otomatik olarak üretimi yavaşlatıyor veya durduruyor.
Cinsel istekte aniden yaşanan o gözle görülür düşüşü ya da sertleşme sorunlarını sadece strese bağlamak ne kadar doğru? Elbette modern hayatın getirdiği o koşturmaca ve yorgunluk performansı etkiler ama bu durum aylarca kronik bir şekilde devam ediyorsa, altında yatan sebep yine sperm kalitesini vuran hormonal bir dengesizlik olabilir. İnsan kendine konduramaz, "Bugün çok yoruldum" der geçer ama durum daha derin olabilir.
Çocukken geçirilmiş o ağır kabakulak hastalığını hatırlayan var mı aranızda? Ya da gençlik yıllarında yaşanan sert bir futbol kazasını, kasık bölgesine alınan şiddetli darbeleri... Geçmişte kalmış gibi görünen bu tür travmalar veya yüksek ateşli enfeksiyonlar, testislerin yapısına kalıcı zararlar vererek yıllar sonra karşımıza çocuk sahibi olamama problemi olarak çıkabiliyor.
Son olarak şunu hiç unutmamak lazım; kısırlık kesinlikle bir erkeklik performansı ya da güç göstergesi değildir. Bir erkeğin yatakta çok başarılı olması, sperm hücrelerinin çok sağlıklı ve hızlı yüzdüğü anlamına gelmez maalesef. Eğer bir yıldır deniyor ve sonuç alamıyorsanız, gurur yapmayı bir kenara bırakıp bir üroloji uzmanının kapısını çalmak, basit bir sperm testi yaptırmak en mantıklı ve en kısa yoldur.