Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Hangi yöntemi seçeceğin tamamen senin bedeninle, yaşam tarzınla alakalı bir durum aslında. Herkesin anatomisi, hormon dengesi, günlük rutini bambaşka abi ya... Biri için mükemmel çalışan bir yöntem, senin hayatını tam bir kâbusa çevirebilir.
Prezervatif denince akla sadece gebelikten korunmak geliyor ama yanılıyoruz. Bulaşıcı hastalıklardan koruyan tek yöntem bu, vallahi bak başka alternatifi de yok. Hem ulaşması kolay hem de vücuda hormonal hiçbir yük bindirmiyor.
Haplar her gün aynı saatte içilecek, yoksa bütün düzen şaşıyor işte. Düzenli hayatı olan için harika çözüm ama "Ben dün akşamki hapı unuttum mu acaba?" stresi çekmek istemiyorsan hiç bulaşma derim. Bazen cildi güzelleştiriyor, bazen de inanılmaz duygu değişimleri yapıyor...
Spiral taktırmak gözünü korkutmasın hiç. Bir kere taktırıyorsun, yıllarca kafan rahat ediyor; hormonlu olanı var, bakır olanı var. Ağrısız bir işlem diyemem ama getirdiği rahatlık yanında o kadarcık sızı lafı bile edilmeyecek bir şey.
Aylık ya da üç aylık iğneler var bir de, tam "ben her gün bir şey hatırlayamam" diyenlere göre. Vücuda yüksek oranda progesteron salgılıyor bu iğneler. Periyodik kanamaları biraz bozabiliyor ama...
Ertesi gün hapı bir doğum kontrol yöntemi değildir, bunu kafamıza iyice kazımamız lazım. O tamamen bir acil durum freni, son çare. Yılda birkaç kezden fazla kullanıldığında hormonal sistemi darmadağın ediyor.
Cilt altı implantları son zamanlarda çok popüler oldu, duymuşsundur kesin. Kolun iç kısmına minicik bir çubuk yerleştiriliyor ve üç yıl boyunca hormon salgılayarak koruma sağlıyor. Dokunduğunda eline geliyor böyle, ilginç bir his ama inanılmaz pratik.
Geri çekme metodu bir korunma yöntemi midir Allah aşkına? Halk arasında çok yaygın kullanılıyor ama başarısızlık oranı o kadar yüksek ki... Şansa bırakmak gibi bir şey bu, sonra test çubuğuna bakıp stres çekmek var işin ucunda.
Doğal takvim yöntemi var bir de, yumurtlama günlerini hesaplama olayı. İdeal döngüsü olan kadınlarda bile o yumurtlama günü bir stresle, bir hastalıkla kayıverir. Güvenmek çok zor, tam bir yazı tura...
Kalıcı bir çözüm mü arıyorsun, daha fazla çocuk istemediğinden emin misin? Tüplerin bağlanması veya erkeklerde vasektomi operasyonu tam bu noktada devreye giriyor. Geri dönüşü oldukça zor bir yol ama son derece kesin bir çözüm.
Doktora gitmeden, bir jinekoloğa danışmadan kendi kafana göre hormonal bir yönteme başlama sakın. Kulaktan dolma bilgilerle ilaç kullanmak yapılan en büyük hata. Arkadaşına çok iyi gelen bir hap, senin tansiyonunu fırlatabilir.
Bedenini dinle, partnerinle açık açık konuş ve yaşam ritmine en uygun olanı seç. Korunmak bir yükümlülük değil, aslında hayat kaliteni ve zihinsel konforunu koruma biçimidir. Rahat bir kafayla yaşamak varken riske girmeye ne gerek var ki...
Prezervatif denince akla sadece gebelikten korunmak geliyor ama yanılıyoruz. Bulaşıcı hastalıklardan koruyan tek yöntem bu, vallahi bak başka alternatifi de yok. Hem ulaşması kolay hem de vücuda hormonal hiçbir yük bindirmiyor.
Haplar her gün aynı saatte içilecek, yoksa bütün düzen şaşıyor işte. Düzenli hayatı olan için harika çözüm ama "Ben dün akşamki hapı unuttum mu acaba?" stresi çekmek istemiyorsan hiç bulaşma derim. Bazen cildi güzelleştiriyor, bazen de inanılmaz duygu değişimleri yapıyor...
Spiral taktırmak gözünü korkutmasın hiç. Bir kere taktırıyorsun, yıllarca kafan rahat ediyor; hormonlu olanı var, bakır olanı var. Ağrısız bir işlem diyemem ama getirdiği rahatlık yanında o kadarcık sızı lafı bile edilmeyecek bir şey.
Aylık ya da üç aylık iğneler var bir de, tam "ben her gün bir şey hatırlayamam" diyenlere göre. Vücuda yüksek oranda progesteron salgılıyor bu iğneler. Periyodik kanamaları biraz bozabiliyor ama...
Ertesi gün hapı bir doğum kontrol yöntemi değildir, bunu kafamıza iyice kazımamız lazım. O tamamen bir acil durum freni, son çare. Yılda birkaç kezden fazla kullanıldığında hormonal sistemi darmadağın ediyor.
Cilt altı implantları son zamanlarda çok popüler oldu, duymuşsundur kesin. Kolun iç kısmına minicik bir çubuk yerleştiriliyor ve üç yıl boyunca hormon salgılayarak koruma sağlıyor. Dokunduğunda eline geliyor böyle, ilginç bir his ama inanılmaz pratik.
Geri çekme metodu bir korunma yöntemi midir Allah aşkına? Halk arasında çok yaygın kullanılıyor ama başarısızlık oranı o kadar yüksek ki... Şansa bırakmak gibi bir şey bu, sonra test çubuğuna bakıp stres çekmek var işin ucunda.
Doğal takvim yöntemi var bir de, yumurtlama günlerini hesaplama olayı. İdeal döngüsü olan kadınlarda bile o yumurtlama günü bir stresle, bir hastalıkla kayıverir. Güvenmek çok zor, tam bir yazı tura...
Kalıcı bir çözüm mü arıyorsun, daha fazla çocuk istemediğinden emin misin? Tüplerin bağlanması veya erkeklerde vasektomi operasyonu tam bu noktada devreye giriyor. Geri dönüşü oldukça zor bir yol ama son derece kesin bir çözüm.
Doktora gitmeden, bir jinekoloğa danışmadan kendi kafana göre hormonal bir yönteme başlama sakın. Kulaktan dolma bilgilerle ilaç kullanmak yapılan en büyük hata. Arkadaşına çok iyi gelen bir hap, senin tansiyonunu fırlatabilir.
Bedenini dinle, partnerinle açık açık konuş ve yaşam ritmine en uygun olanı seç. Korunmak bir yükümlülük değil, aslında hayat kaliteni ve zihinsel konforunu koruma biçimidir. Rahat bir kafayla yaşamak varken riske girmeye ne gerek var ki...