Diyabetik retinopati nedir?

Diyabetik retinopati nedir?

Ceren Kalaycı

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
423
Tepkime puanı
0
Ceren Kalaycı
Gözün arkasında, hani şu dünyayı görmemizi sağlayan retina tabakası var ya, işte oradaki kılcal damarlar yüksek şeker yüzünden resmen notifies vermeden çatırdamaya başlıyor. Kronik hiperglisemi dediğimiz o lanet durum, damar duvarının perisit mekanizmasını öyle bir bozuyor ki, mikroanevrizmalar pıtır pıtır dökülüyor ortaya. Yani işin özü, kan şekerini yıllarca dengede tutamayınca o incecik damarlar sızdırmaya, kanamaya başlıyor abi. Bir bakmışsın, retina dokusu oksijensiz kalmış.

Neden peki bu kadar sinsi ilerliyor bu hastalık, hiç düşündünüz mu? Çünkü nonproliferatif evre dediğimiz o ilk aşamalarda ağrı sızı sıfır, görme kaybı desen neredeyse hiç yok. İnsan da doğal olarak "iyiyim ya, gözümde bir şey yok" deyip geçiştiriyor işte. Vallahi billahi en büyük hata burada başlıyor, çünkü damarların içindeki o sızıntı yavaş yavaş makula bölgesine doğru ilerliyor... Sonra bir sabah kalkıyorsun ki merkez görüş bulanıklaşmış.

Lazer fotokoagülasyon falan diyoruz ama o işler aslında en son çare, yani yangını söndürme çabası. Retinadaki iskemi arttıkça, vücut çaresizce yeni damarlar üretmeye çalışıyor, ki biz buna proliferatif evre diyoruz tıp dilinde. Ama bu yeni damarlar o kadar dandik, o kadar kırılgan oluyor ki, en ufak bir tansiyon fırlamasında gözün içine paldır küldür kanıyor. Vitreus kanaması dediğimiz şey tam olarak bu; bir anda gözünün önüne simsiyah bir perde iniyor resmen.

Göz doktorunun karşısına oturduğunda o göz bebeklerini büyüten damlalar var ya, işte onlar hayati önem taşıyor aslında. Fundus muayenesiyle gözün arkasına bakmadan, o damarların ne alemde olduğunu, mikroanevrizmaları, sert eksudaları görmek imkansız. Hani bazen görmen %100'dür ama içeride fırtınalar kopuyordur ya... Tam olarak öyle bir durum işte bu.

Şeker seviyesini, yani o üç aylık HbA1c dediğimiz namussuz değeri 6.5’lerin altında tutamadığın sürece göz doktoru ne yapsın? İstediğin kadar enjeksiyon yaptır, anti-VEGF tedavileriyle o yeni damarları kurutmaya çalış, kaynak kurumadıkça o sızıntı bitmez. Yani olay sadece gözde bitmiyor, mutfakta, o tabaktaki karbonhidratta, yaşam tarzında bitiyor aslında.

Makula ödemi denilen illet geliştiyse eğer, renkler soluklaşır, düz çizgiler yamuk yumuk görünmeye başlar. Hani şu evdeki kapı kasasına bakarsın da çizgi düz değil de dalgalı gelir ya gözüne... İşte o an retinanın merkezindeki hücreler sıvı altında kalmış demektir, acil müdahale şarttır.

Her yıl düzenli olarak o koltuğa oturup göz dibine baktırmak bu kadar zor olmamalı ya. Bir saatinizi ayırıyorsunuz, gözünüze ışık tutuyorlar ve durum ortaya çıkıyor. İhmal etmeyin, şeker hastasıysanız gözünüz arkada kalmasın derler ya, aynen öyle...
 
Geri