Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Vücudun verdiği o ilk sinyalleri doğru okumak bazen hayat kurtarır derler ya, vallahi çok doğru. Sıradan bir adet gecikmesi mi, yoksa içeride bambaşka bir senaryo mu dönüyor anlamak için ilk haftalarda çok dikkatli olmak gerekiyor. Çoğu zaman normal hamilelik testinde çift çizgiyi görürsünüz, sevinçten havalara uçarsınız ama kasıkta tek taraflı, bıçak saplanır gibi bir sızı her şeyi bir anda değiştiriverir...
İdrar testi pozitif çıktıktan sonra her şeyin yolunda olduğunu varsaymak en büyük hatamız galiba. Kan değerlerindeki o meşhur Beta HCG hormonu düzenli artmıyorsa, bir gün yükselip bir gün düşüyorsa insan bir huylanıyor tabii. İşte tam bu belirsizlik anlarında, omuz bölgesine doğru yayılan garip bir ağrı hissetmeye başladıysanız hiç vakit kaybetmeden iyi bir kadın doğum uzmanının kapısını çalmak en mantıklısı.
Peki ya o hiç beklenmedik anlarda gelen kahverengi, çamur gibi lekelenmelere ne demeli? Normal regl kanamasından çok farklı, damla damla ama bir türlü arkası kesilmeyen o tuhaf kanamalar aslında vücudun "hey, burada yolunda gitmeyen bir şeyler var" deme şeklidir. Bazen sadece hafif bir adet düzensizliği sanıp geçiştiririz ama işin aslı tüplerde sıkışıp kalan o küçük hücre kümesinde saklıdır...
Tüp bebek tedavisi görenlerde bu riskin biraz daha yüksek olduğunu biliyor muydunuz? Modern tıp her şeye çare buluyor bulmasına ama doğanın kendi kuralları bazen öyle bir devreye giriyor ki, embriyo gidip rahim yerine tüplere tutunmayı tercih ediyor işte. Eğer böyle bir tedavi sürecindeyseniz ve kasıklarınızda o tarifi zor, dolgunluk hissiyle karışık baskıyı hissediyorsanız hemen doktorunuzu arayın derim.
İç kanama başladığı an işin rengi tamamen değişiyor, o ana kadar hissettiğiniz hafif sızılar bir anda yerini şiddetli bir yangına bırakıyor adeta. Baş dönmesi, göz kararması, sanki tansiyonunuz sıfıra inmiş gibi bir halsizlik dalgası aniden çöküverir üzerinize. Hatta bazen tuvalete çıktığınızda hissettiğiniz o aşırı baskı ve ağrı hissi bile tek başına yeterli bir uyarı levhasıdır aslında...
Yani anlayacağınız dostlar, tıp ne kadar ilerlerse ilerlesin kendi vücudumuzun sesini dinlemekten daha iyi bir kılavuz yok bu hayatta. Erken teşhis edildiğinde ameliyatsız, sadece basit bir ilaç tedavisiyle bile çözülebilecek bu durum, ihmal edildiğinde gerçekten çok can sıkıcı bir boyuta ulaşabiliyor. Kendinizi şüphede hissettiğiniz her an, içinizdeki o sese kulak verin ve hemen bir uzmana görünün...
İdrar testi pozitif çıktıktan sonra her şeyin yolunda olduğunu varsaymak en büyük hatamız galiba. Kan değerlerindeki o meşhur Beta HCG hormonu düzenli artmıyorsa, bir gün yükselip bir gün düşüyorsa insan bir huylanıyor tabii. İşte tam bu belirsizlik anlarında, omuz bölgesine doğru yayılan garip bir ağrı hissetmeye başladıysanız hiç vakit kaybetmeden iyi bir kadın doğum uzmanının kapısını çalmak en mantıklısı.
Peki ya o hiç beklenmedik anlarda gelen kahverengi, çamur gibi lekelenmelere ne demeli? Normal regl kanamasından çok farklı, damla damla ama bir türlü arkası kesilmeyen o tuhaf kanamalar aslında vücudun "hey, burada yolunda gitmeyen bir şeyler var" deme şeklidir. Bazen sadece hafif bir adet düzensizliği sanıp geçiştiririz ama işin aslı tüplerde sıkışıp kalan o küçük hücre kümesinde saklıdır...
Tüp bebek tedavisi görenlerde bu riskin biraz daha yüksek olduğunu biliyor muydunuz? Modern tıp her şeye çare buluyor bulmasına ama doğanın kendi kuralları bazen öyle bir devreye giriyor ki, embriyo gidip rahim yerine tüplere tutunmayı tercih ediyor işte. Eğer böyle bir tedavi sürecindeyseniz ve kasıklarınızda o tarifi zor, dolgunluk hissiyle karışık baskıyı hissediyorsanız hemen doktorunuzu arayın derim.
İç kanama başladığı an işin rengi tamamen değişiyor, o ana kadar hissettiğiniz hafif sızılar bir anda yerini şiddetli bir yangına bırakıyor adeta. Baş dönmesi, göz kararması, sanki tansiyonunuz sıfıra inmiş gibi bir halsizlik dalgası aniden çöküverir üzerinize. Hatta bazen tuvalete çıktığınızda hissettiğiniz o aşırı baskı ve ağrı hissi bile tek başına yeterli bir uyarı levhasıdır aslında...
Yani anlayacağınız dostlar, tıp ne kadar ilerlerse ilerlesin kendi vücudumuzun sesini dinlemekten daha iyi bir kılavuz yok bu hayatta. Erken teşhis edildiğinde ameliyatsız, sadece basit bir ilaç tedavisiyle bile çözülebilecek bu durum, ihmal edildiğinde gerçekten çok can sıkıcı bir boyuta ulaşabiliyor. Kendinizi şüphede hissettiğiniz her an, içinizdeki o sese kulak verin ve hemen bir uzmana görünün...