Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Aynaya bakıyorsun, o eski tanıdık yüz gitmiş yerine sanki yorgun bir yabancı gelmiş oturmuş... Yerçekimiyle savaşmak zaten baştan kaybedilmiş bir muharebe gibi ama insan yine de kabullenemiyor işte.
Hani bazen sadece cildi şöyle kulak arkasına doğru hafifçe çekersin de "Ah be, tam böyle kalsaydı" dersin ya. İşte o rüya var ya, aslında sadece deriyi germekle falan olmuyor abi ya, işin aslı çok daha derinde saklı.
Deep Plane dediğimiz mevzu, öyle maske gibi gerilen, rüzgar tüneline girmiş gibi duran o yapay ameliyatları tarihe gömen bir felsefe. Sadece üstteki örtüyü değil, yaşla beraber aşağı sarkan o asıl kas ve yağ kütlesini, yani binanın temelini komple yukarı taşımaktan bahsediyorum.
Vallahi billahi eski usul yüz germeler insanı başkasına benzetiyordu, yüzün o doğal ifadesi, karakteri uçup gidiyordu ortadan. Derin plan ise seni sen olarak bırakıyor, sadece zamanı bir on-on beş yıl kadar geriye sarıyor, o kadar.
Yanakların o eski dolgunluğu nereye gitti diye hayıflanıp duruyorsan, çene çizgin o eski keskinliğini kaybedip boynunla birleştiyse... Çözümü gidip de tonlarca dolguda, geçici iplerde aramaktan vazgeç artık, onlar sadece günü kurtarır.
Doktor derinin altına giriyor, o sarkan kas tabakasını bağlarından serbest bırakıp olması gereken yere, yukarıya nakşediyor resmen. Kulak önünde öyle sırıtan, "Ben buradayım" diye bağıran ameliyat izleri de kalmıyor, çünkü yük deride değil, içerideki o güçlü dokularda oluyor.
Zor bir karar, biliyorum, neticede yüzünü birine emanet ediyorsun ve geri dönüşü olmayan bir yolculuk bu... Ama doğru ellerde yapılan bir derin plan, aynalarla barışma garantili bir mucizeye dönüşebiliyor.
İyileşme süreci gözünü korkutmasın, o ilk birkaç günlük şişlik ve morluk elbet geçecek, yerini hayat dolu bir tazeliğe bırakacak. Kendine yapacağın en büyük iyilik, bu işi bir zanaat gibi işleyen, o anatomiye gerçekten hakim bir usta bulmak olmalı.
Yüzün ifadesi donmadan, o yapay gerginliğe mahkum olmadan da gençleşmek mümkünmüş demek ki... İnsan o sonucu görünce hakikaten hayret ediyor.
Hani bazen sadece cildi şöyle kulak arkasına doğru hafifçe çekersin de "Ah be, tam böyle kalsaydı" dersin ya. İşte o rüya var ya, aslında sadece deriyi germekle falan olmuyor abi ya, işin aslı çok daha derinde saklı.
Deep Plane dediğimiz mevzu, öyle maske gibi gerilen, rüzgar tüneline girmiş gibi duran o yapay ameliyatları tarihe gömen bir felsefe. Sadece üstteki örtüyü değil, yaşla beraber aşağı sarkan o asıl kas ve yağ kütlesini, yani binanın temelini komple yukarı taşımaktan bahsediyorum.
Vallahi billahi eski usul yüz germeler insanı başkasına benzetiyordu, yüzün o doğal ifadesi, karakteri uçup gidiyordu ortadan. Derin plan ise seni sen olarak bırakıyor, sadece zamanı bir on-on beş yıl kadar geriye sarıyor, o kadar.
Yanakların o eski dolgunluğu nereye gitti diye hayıflanıp duruyorsan, çene çizgin o eski keskinliğini kaybedip boynunla birleştiyse... Çözümü gidip de tonlarca dolguda, geçici iplerde aramaktan vazgeç artık, onlar sadece günü kurtarır.
Doktor derinin altına giriyor, o sarkan kas tabakasını bağlarından serbest bırakıp olması gereken yere, yukarıya nakşediyor resmen. Kulak önünde öyle sırıtan, "Ben buradayım" diye bağıran ameliyat izleri de kalmıyor, çünkü yük deride değil, içerideki o güçlü dokularda oluyor.
Zor bir karar, biliyorum, neticede yüzünü birine emanet ediyorsun ve geri dönüşü olmayan bir yolculuk bu... Ama doğru ellerde yapılan bir derin plan, aynalarla barışma garantili bir mucizeye dönüşebiliyor.
İyileşme süreci gözünü korkutmasın, o ilk birkaç günlük şişlik ve morluk elbet geçecek, yerini hayat dolu bir tazeliğe bırakacak. Kendine yapacağın en büyük iyilik, bu işi bir zanaat gibi işleyen, o anatomiye gerçekten hakim bir usta bulmak olmalı.
Yüzün ifadesi donmadan, o yapay gerginliğe mahkum olmadan da gençleşmek mümkünmüş demek ki... İnsan o sonucu görünce hakikaten hayret ediyor.