Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Kaputun altından gelen o ince, ritmik ama bir o kadar da sinir bozucu ıslık sesini duyduğunuz an, motorunuzun kalbinde bir şeylerin ters gittiğini anlarsınız. Genellikle triger kayışının arkasına gizlenen o küçük devirdaim pompası, sızdırmazlık görevini üstlenen keçesi aşındığında resmen can çekişmeye başlar. Sürücüler çoğunlukla bu sesi kayış gevşemesine yorsa da asıl suçlu, soğutma sıvısının motor bloklarına sızmasını engelleyemeyen o yorgun keçedir. Aracınızı rölantide çalıştırıp dinleyin; ses devir yükseldikçe tizleşiyor mu? Eğer öyleyse, pompa milinin etrafındaki koruma kalkanı çökmüş demektir. Zamanında müdahale edilmeyen her kilometre, sizi geri dönüşü olmayan bir silindir kapak contası felaketine doğru sürükler...
Aracınızı park ettiğiniz yerde, tam da motorun sağ ön tarafına denk gelen zeminde beliren o tatlımsı kokulu, renkli sıvı damlaları aslında açık bir imdat çağrısıdır. Soğutma sıvısının kimyasal yapısı gereği kendine has, neredeyse şekerli bir kokusu vardır ve keçe görevini yapamadığında bu sıvı motor sıcaklığıyla birleşerek etrafa yayılır. Çoğu zaman antifrizin rengine göre yeşil, mavi ya da pembe lekeler halinde kendini ele veren bu sızıntı, motor bölmesindeki yüksek ısıyla karşılaşınca hızla buharlaşır. Alt kısımlarda biriken tortular ve pas izleri, keçenin çoktan pes ettiğinin en somut kanıtıdır. Bir sabah aracın başına geçtiğinizde o ıslaklığı görüyorsanız, artık su ekleyip yola devam etme aşamasını çoktan geçmişsinizdir.
Motor sıcaklık göstergesinin normal seyrettiği çizgiden milim milim yukarı tırmanışı, devirdaim pompasının basınç kaybetmeye başladığının habercisidir. Sistemdeki sıvı miktarı keçe sızıntısı yüzünden azaldıkça, radyatördeki soğuk su motorun en uç noktalarına ulaşamaz hale gelir. Hararet ibresi bir yükselip bir düşüyor, motor adeta nefes nefese kalıyorsa... İşte tam bu noktada, devirdaim milinin etrafındaki aşınma, sistemin iç basıncını tamamen altüst etmiş demektir. Sadece göstergeye bakmak yetmez; motorun çalışma sıcaklığındaki bu kararsızlık, doğrudan doğruya soğutma çevriminin omurgasını oluşturan o küçük contanın sızdırmasıyla ilgilidir. Kendi kendine düzelmesini beklemek, modern bir motoru bile bile ateşe atmaktan farksızdır.
Genleşme tankındaki soğutma sıvısının rengi berraklığını kaybedip çamurlu, kahverengi bir kıvama büründüyse pompa keçesi motor yağını içeri sızdırıyor olabilir. Keçe mekanizması sadece dışarıya su kaçırmakla kalmaz, çift taraflı bariyer özelliğini yitirdiğinde motorun farklı sıvılarını birbirine karıştırır. Tankın kapağını açtığınızda yüzeyde oluşan o yağlı tabaka, sistemde ciddi bir basınç kırılması yaşandığının net bir göstergesidir. Sıvının vizkozitesi bozulduğunda, pompanın kanatçıkları suyu döndürmekte zorlanır ve sistem kendi kendini tüketmeye başlar. Bu aşamada sadece antifrizi değiştirmek, yaraya yara bandı yapıştırmaktan öteye geçmeyecektir.
Triger kayışı bölgesinden yayılan metalik sürtünme sesleri, keçe arızasının artık pompanın rulmanlarına da sıçradığını ve mekanik bir kilitlenmenin eşiğinde olduğunuzu fısıldar. Sızan antifriz su pompasının içindeki rulman yataklarına ulaştığında, oradaki koruyucu gresi hızla çözer ve metalleri birbirine çarptırır. Kulak kabarttığınızda sanki motorun içinde bilyeler dağılıyormuş gibi bir his uyanıyorsa, keçe görevini bırakalı çok olmuştur. Bu durum sadece pompayı bozmakla kalmaz, kayışın kopmasına yol açarak motor subaplarını darmadağın edebilir. Sesi duyar duymaz ustaya gitmek, sizi motoru sıfırlamak zorunda kalmaktan kurtaracak tek mantıklı hamledir.
Aracınızı park ettiğiniz yerde, tam da motorun sağ ön tarafına denk gelen zeminde beliren o tatlımsı kokulu, renkli sıvı damlaları aslında açık bir imdat çağrısıdır. Soğutma sıvısının kimyasal yapısı gereği kendine has, neredeyse şekerli bir kokusu vardır ve keçe görevini yapamadığında bu sıvı motor sıcaklığıyla birleşerek etrafa yayılır. Çoğu zaman antifrizin rengine göre yeşil, mavi ya da pembe lekeler halinde kendini ele veren bu sızıntı, motor bölmesindeki yüksek ısıyla karşılaşınca hızla buharlaşır. Alt kısımlarda biriken tortular ve pas izleri, keçenin çoktan pes ettiğinin en somut kanıtıdır. Bir sabah aracın başına geçtiğinizde o ıslaklığı görüyorsanız, artık su ekleyip yola devam etme aşamasını çoktan geçmişsinizdir.
Motor sıcaklık göstergesinin normal seyrettiği çizgiden milim milim yukarı tırmanışı, devirdaim pompasının basınç kaybetmeye başladığının habercisidir. Sistemdeki sıvı miktarı keçe sızıntısı yüzünden azaldıkça, radyatördeki soğuk su motorun en uç noktalarına ulaşamaz hale gelir. Hararet ibresi bir yükselip bir düşüyor, motor adeta nefes nefese kalıyorsa... İşte tam bu noktada, devirdaim milinin etrafındaki aşınma, sistemin iç basıncını tamamen altüst etmiş demektir. Sadece göstergeye bakmak yetmez; motorun çalışma sıcaklığındaki bu kararsızlık, doğrudan doğruya soğutma çevriminin omurgasını oluşturan o küçük contanın sızdırmasıyla ilgilidir. Kendi kendine düzelmesini beklemek, modern bir motoru bile bile ateşe atmaktan farksızdır.
Genleşme tankındaki soğutma sıvısının rengi berraklığını kaybedip çamurlu, kahverengi bir kıvama büründüyse pompa keçesi motor yağını içeri sızdırıyor olabilir. Keçe mekanizması sadece dışarıya su kaçırmakla kalmaz, çift taraflı bariyer özelliğini yitirdiğinde motorun farklı sıvılarını birbirine karıştırır. Tankın kapağını açtığınızda yüzeyde oluşan o yağlı tabaka, sistemde ciddi bir basınç kırılması yaşandığının net bir göstergesidir. Sıvının vizkozitesi bozulduğunda, pompanın kanatçıkları suyu döndürmekte zorlanır ve sistem kendi kendini tüketmeye başlar. Bu aşamada sadece antifrizi değiştirmek, yaraya yara bandı yapıştırmaktan öteye geçmeyecektir.
Triger kayışı bölgesinden yayılan metalik sürtünme sesleri, keçe arızasının artık pompanın rulmanlarına da sıçradığını ve mekanik bir kilitlenmenin eşiğinde olduğunuzu fısıldar. Sızan antifriz su pompasının içindeki rulman yataklarına ulaştığında, oradaki koruyucu gresi hızla çözer ve metalleri birbirine çarptırır. Kulak kabarttığınızda sanki motorun içinde bilyeler dağılıyormuş gibi bir his uyanıyorsa, keçe görevini bırakalı çok olmuştur. Bu durum sadece pompayı bozmakla kalmaz, kayışın kopmasına yol açarak motor subaplarını darmadağın edebilir. Sesi duyar duymaz ustaya gitmek, sizi motoru sıfırlamak zorunda kalmaktan kurtaracak tek mantıklı hamledir.