Apandisit ameliyatı nasıl yapılır?

Apandisit ameliyatı nasıl yapılır?

Ceren Kalaycı

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
423
Tepkime puanı
0
Ceren Kalaycı
Hastanenin o soğuk, garip ilaç kokan koridorunda sedyeyle götürülürken insanın aklından binbir türlü şey geçiyor değil mi? Hele bir de karnının sağ alt tarafına öyle bir sancı saplanmış ki, nefes bile aldırmıyor vallahi... Doktor geliyor, elini bastırıyor, sen oracıkta zıplıyorsun. "Tamam" diyor adam, "Bu apandisit, hemen almamız lazım." Bıçak altına yatma fikri bile insanı baştan aşağı ürkütmeye yeter zaten. Ama inanın hiç öyle korkulacak, gözde büyütülecek bir durum değil bu zamandaki ameliyatlar.

Eski usul ameliyatları hatırlarsınız belki, hani şöyle karnın sağ tarafına kocaman bir kesik atarlardı... Günlerce yataktan kalkamazdı zavallı insanlar, dikiş izi de cabası. Şimdilerde laparoskopi denilen kapalı yöntem var ki, vallahi büyük nimet. Karnınıza topu topu üç tane minicik delik açıyorlar. Birinden içeri kamerayı sallıyorlar, diğerlerinden de o küçücük aletleri... İçeride ne var ne yok ekrandan izleyip o iltihaplı organı tereyağından kıl çeker gibi alıveriyorlar.

İnsanın kendi vücuduna söz geçiremediği anlar vardır ya, işte apandisit tam olarak öyle bir şey. Vücut adeta "Ben bittim, buraya kadarmış" diye alarm veriyor o sancıyla. Ameliyathaneye giriyorsun, anestezist gelip "Şimdi sana biraz oksijen veriyorum, 10'dan geriye say bakalım" diyor. Hani 8'i görebilen var mı bilmiyorum abi ya, ben daha 9 derken gözümün kapandığını hatırlıyorum sadece. Zaten uyanıyorsun ki her şey bitmiş, saniyeler geçmiş gibi geliyor insana.

Bazen diyorlar ki, "Ya doktor kapalı başlar da açık ameliyata dönerse?" Dönüşebilir tabii, canınızı sıkmayın buna hiç. İçerideki iltihap çok yayılmışsa, o apandisit denilen meret patlayıp etrafa saçıldıysa doktor ne yapsın? Alanı güzelce temizlemek, riske atmamak için mecburen kesiyi biraz büyütüyor adam. Yani tek dert sizin sağlığınız orada, başka bir şey değil...

Ameliyattan çıkıp odaya geldiğinde karnında tatlı bir sızı, hafif bir gaz sancısı hissediyorsun. Özellikle o omuz ağrısı yok mu... İçeriye verdikleri gaz yukarı vuruyor işte, panik yapmayın hiç. Birkaç saat sonra hemşire gelip "Haydi bakayım, hafif hafif yürütüyoruz seni" dediğinde nazlanmayın sakın. Ne kadar çok yürürseniz, o gazı o kadar çabuk atarsınız, bağırsaklar da o kadar hızlı kendine gelir.

Vallahi billahi en önemli kısım ameliyattan sonrası aslında. Ameliyat işin kolay tarafıydı belki de, asıl süreç evde başlıyor. İlk birkaç gün öyle ağır kaldırmak, kendini yormak yok... Doktorun verdiği ağrı kesicileri aksatmadan içeceksin, tıkır tıkır iyileşecek o delikler. Bir de beslenmeye dikkat ettin mi, üç güne kalmaz eski hayatına zıpkın gibi dönersin zaten.
 
Geri