Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Doğum kiloları gider, emzirme biter ama aynadaki o yabancı kadın gitmek bilmez ya, işte tam orada başlıyor bu arayış. Hamilelik süresince gerilen karın kasları, içi boşalan göğüsler derken aynaya her baktığında "Eski halime nasıl dönerim?" sorusu dönüp duruyor insanın kafasında. Hani sihirli bir değnek değsin istersin bazen, mommy makeover tam olarak o değneğin tıp dünyasındaki adı işte. Tek seferde birden fazla operasyonla tepeden tırnağa bir toparlanma vadediyor sistem, kulağa inanılmaz konforlu geliyor valla.
Ameliyat masasına tek bir kere yatıp, narkozu bir kez alıp hem karın germe hem meme dikleştirme aradan çıksın fikri başta herkese çok cazip geliyor. Kombine ameliyat dedikleri bu mevzu, aslında zamandan ve iyileşme sürecinden ciddi anlamda tasarruf etmek demek. Düşünsene abi, aylarca ayrı ayrı iyileşme süreçleriyle uğraşmak var bir de hepsini tek seferde atlatıp tek bir nekahat dönemi yaşamak var. Tabii burada cerrahın tecrübesi ve ameliyat süresinin iyi ayarlanması hayati önem taşıyor, öyle her önüne gelene vücudunu emanet edemezsin.
Karın bölgesindeki o inatçı sarkıklık ve çatlaklar ne diyetle geçiyor ne de saatlerce yapılan pilatesle, insanı hayattan bezdiriyor bazen. Karın germe ameliyatı bu paketin en ağır topu diyebiliriz, çünkü alt karındaki fazla deriyi tamamen alıp içerideki gevşemiş kasları sıkılaştırıyorlar. Operasyon sonrasında giyilen o sıkı korseler, ilk birkaç gün yataktan kalkarken çekilen o hafif sızılar... Ama birkaç ay sonra aynada dümdüz bir karın görünce insan hepsini unutuyor, vallahi bak.
Göğüslerin durumu ise tamamen ayrı bir dert, emzirme dönemi bittikten sonra içi boşalan balon gibi sönüveriyorlar aniden. Sadece dikleştirme mi lazım yoksa protezle hacim mi kazandırılacak, buna tamamen senin dokunun kalitesi karar veriyor. Bazen sadece sarkan deriyi toparlamak yetiyor, bazen de "Biraz da dolgunluk olsun eski günlerdeki gibi" diyor insan. Aynaya baktığında o eski dik duruşu görmek, kadının kendine olan güvenini öyle bir yerine getiriyor ki anlatamam.
İyileşme süreci dedikleri o ilk iki hafta biraz zorlu geçebiliyor, yalan söylemeye gerek yok şimdi, sonuçta büyük bir cerrahi müdahale bu. Evde sana destek olacak birilerinin bulunması, çocukların bakımını bir süreliğine başkalarının üstlenmesi şart oğlu şart. Yataktan kalkarken destek almak, ağır poşetleri kaldırmamak, ani hareketlerden kaçınmak gerekiyor ilk günlerde. Kendine zaman tanıyacaksın, vücudunun iyileşmesine izin vereceksin, acele etmeyeceksin hiç...
Liposuction yani yağ alma işlemi de genellikle bu paketin gizli kahramanı olarak yan ameliyat şeklinde sürece dahil ediliyor. Bel kıvrımını netleştirmek, basenlerdeki o gitmeyen fazlalıkları eritmek için resmen rötuş yapıyor doktorlar. Karın ve meme düzeltilirken, belin de incelmesi ortaya çıkan o kum saati görüntüsünü acayip destekliyor. Vücut hatları yeniden çiziliyor sanki, ressamın tuvalde fırça oynatması gibi bir şey.
Peki bu operasyon için en doğru zaman ne derseniz, kesinlikle emzirme döneminin bitmesinden en az altı ay sonrası derim. Vücudun hormon dengesinin oturması, kilonun belli bir seviyede sabitlenmesi ameliyatın başarısını doğrudan etkiliyor çünkü. Bir daha çocuk sahibi olmayı düşünmüyorsan bu topa girmek en mantıklısı, yoksa yapılan her şey bir sonraki hamilelikte çöp olabilir. Gelecek planlarını iyi yapıp, kararını ona göre vermelisin...
Maliyet meselesi de işin başka bir boyutu, sonuçta hastane masrafı, doktor ücreti, kullanılan malzemeler derken ciddi bir bütçe ayırmak gerekiyor. Ama parça parça ameliyat olmaktan daha uyguna geldiği de bir gerçek, ekonomi yapmak isteyenlerin de aklında bulunsun. Kendine yapacağın en büyük yatırım olarak görebilirsin bunu, ruh sağlığına ve özgüvenine yapılmış bir doping gibi. Karar senin, hayat senin, o aynadaki kadını mutlu etmek de tamamen senin elinde.
Ameliyat masasına tek bir kere yatıp, narkozu bir kez alıp hem karın germe hem meme dikleştirme aradan çıksın fikri başta herkese çok cazip geliyor. Kombine ameliyat dedikleri bu mevzu, aslında zamandan ve iyileşme sürecinden ciddi anlamda tasarruf etmek demek. Düşünsene abi, aylarca ayrı ayrı iyileşme süreçleriyle uğraşmak var bir de hepsini tek seferde atlatıp tek bir nekahat dönemi yaşamak var. Tabii burada cerrahın tecrübesi ve ameliyat süresinin iyi ayarlanması hayati önem taşıyor, öyle her önüne gelene vücudunu emanet edemezsin.
Karın bölgesindeki o inatçı sarkıklık ve çatlaklar ne diyetle geçiyor ne de saatlerce yapılan pilatesle, insanı hayattan bezdiriyor bazen. Karın germe ameliyatı bu paketin en ağır topu diyebiliriz, çünkü alt karındaki fazla deriyi tamamen alıp içerideki gevşemiş kasları sıkılaştırıyorlar. Operasyon sonrasında giyilen o sıkı korseler, ilk birkaç gün yataktan kalkarken çekilen o hafif sızılar... Ama birkaç ay sonra aynada dümdüz bir karın görünce insan hepsini unutuyor, vallahi bak.
Göğüslerin durumu ise tamamen ayrı bir dert, emzirme dönemi bittikten sonra içi boşalan balon gibi sönüveriyorlar aniden. Sadece dikleştirme mi lazım yoksa protezle hacim mi kazandırılacak, buna tamamen senin dokunun kalitesi karar veriyor. Bazen sadece sarkan deriyi toparlamak yetiyor, bazen de "Biraz da dolgunluk olsun eski günlerdeki gibi" diyor insan. Aynaya baktığında o eski dik duruşu görmek, kadının kendine olan güvenini öyle bir yerine getiriyor ki anlatamam.
İyileşme süreci dedikleri o ilk iki hafta biraz zorlu geçebiliyor, yalan söylemeye gerek yok şimdi, sonuçta büyük bir cerrahi müdahale bu. Evde sana destek olacak birilerinin bulunması, çocukların bakımını bir süreliğine başkalarının üstlenmesi şart oğlu şart. Yataktan kalkarken destek almak, ağır poşetleri kaldırmamak, ani hareketlerden kaçınmak gerekiyor ilk günlerde. Kendine zaman tanıyacaksın, vücudunun iyileşmesine izin vereceksin, acele etmeyeceksin hiç...
Liposuction yani yağ alma işlemi de genellikle bu paketin gizli kahramanı olarak yan ameliyat şeklinde sürece dahil ediliyor. Bel kıvrımını netleştirmek, basenlerdeki o gitmeyen fazlalıkları eritmek için resmen rötuş yapıyor doktorlar. Karın ve meme düzeltilirken, belin de incelmesi ortaya çıkan o kum saati görüntüsünü acayip destekliyor. Vücut hatları yeniden çiziliyor sanki, ressamın tuvalde fırça oynatması gibi bir şey.
Peki bu operasyon için en doğru zaman ne derseniz, kesinlikle emzirme döneminin bitmesinden en az altı ay sonrası derim. Vücudun hormon dengesinin oturması, kilonun belli bir seviyede sabitlenmesi ameliyatın başarısını doğrudan etkiliyor çünkü. Bir daha çocuk sahibi olmayı düşünmüyorsan bu topa girmek en mantıklısı, yoksa yapılan her şey bir sonraki hamilelikte çöp olabilir. Gelecek planlarını iyi yapıp, kararını ona göre vermelisin...
Maliyet meselesi de işin başka bir boyutu, sonuçta hastane masrafı, doktor ücreti, kullanılan malzemeler derken ciddi bir bütçe ayırmak gerekiyor. Ama parça parça ameliyat olmaktan daha uyguna geldiği de bir gerçek, ekonomi yapmak isteyenlerin de aklında bulunsun. Kendine yapacağın en büyük yatırım olarak görebilirsin bunu, ruh sağlığına ve özgüvenine yapılmış bir doping gibi. Karar senin, hayat senin, o aynadaki kadını mutlu etmek de tamamen senin elinde.