Ahmet Katan
Kayıtlı Kullanıcı
Kış ortasında veya aniden bastıran bir yaz yağmurunda ön camın bir anda bembeyaz bir perdeyle kaplanması... Sürücülerin kabusu olan bu durumun arkasında çoğunlukla göz ardı edilen, torpido gözünün arkasına gizlenmiş o küçük gözenekli parça yatar. Polen filtresi, dışarıdan gelen havayı süzmekle görevlidir ancak zamanla yaprak pislikleri, nem ve tozla dolduğunda geçirgenliğini tamamen yitirir. Tıkanan filtre yüzünden kalorifer fanı içeriye yeterli hava üfleyemez, kabindeki sirkülasyon durma noktasına gelir. İçeride hapsolan nefesimiz, dışarıdaki soğuk havayla temas eden cam yüzeyinde hızla yoğuşmaya başlar. Aslında çözüm bazen sandığımızdan çok daha yakındır...
Klima panelindeki AC tuşuna bassanız bile o inatçı buğu bir türlü çözülmüyor, aksine katlanarak artıyorsa şüphe oklarını evaporatör ve filtre ikilisine çevirmek gerekiyor. Aktif karbonlu filtreler havadaki nemi bir sünger gibi emer, fakat kapasitesi dolduğunda bu nemi içeri üflenen havaya geri salmaya başlar. Islak bir bezle camı kurutmaya çalışmaktan farksız bir döngü bu. Dış taze hava giriş kapaklarının düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol ettiniz mi hiç? Filtre aşırı kirlendiğinde hava akış direnci (statik basınç) artar, bu da sistemin dışarıdan temiz ve kuru hava almasını engelleyerek içerideki nemli havayı sürekli döndürmesine yol açar. Karşınıza çıkan şey tam anlamıyla bir fizik kuralı: Doymuş hava, soğuk yüzeyde sıvılaşır.
Servise gittiğinizde "buji değiştirelim, yağ yenileyelim" derler ama kimse o tozlu mikro gözenekli kağıt parçasının yüzüne bakmaz. Değişim periyodunu kaçırdığınızda sadece ciğerlerinize giden havayı bozmakla kalmazsınız, sürüş güvenliğini de tehlikeye atarsınız. Karbon katmanlı filtrelerin hava geçiş geçirgenliği mikron düzeyindedir ve liflerin arası dolduğunda kalorifer motoru ne kadar güçlü dönerse dönsün havayı itemez. Güçlü bir hava üflemesi yoksa, cam üzerindeki termal dengeyi kuramazsınız. Bir dost tavsiyesi; özellikle sonbahar çıkışında, silecekleri değiştirdiğiniz o gün polen filtresini de aradan çıkarın. Göreceksiniz ki o bitmek bilmeyen ön camı silme seansları bıçak gibi kesilecek.
Neden bazı arabalarda buğu beş saniyede dağılır da sizinkinde dakikalarca geçmez? Cevap, HVAC (Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme) kutusunun kalbindeki hava debisi düşüşünde saklı. Filtre gözenekleri tıkandığında, fan motoru zorlanır ve içeri giren havanın hızı düşer. Düşük hızlı hava ise camdaki nem moleküllerini süpürüp götüremez. Bazen o kadar basit bir ihmal ki insan hayret ediyor... Yeni bir filtre aldığınızda üzerindeki ok işaretine (Air Flow) dikkat ederek monte edin, ters takılan bir filtre de aynı tıkanıklık hissini yaratır ve hava akış dinamiğini altüst eder. Temiz hava, net bir görüş demektir; gerisi sadece geçici çözümlerle vakit kaybetmek.
Klima panelindeki AC tuşuna bassanız bile o inatçı buğu bir türlü çözülmüyor, aksine katlanarak artıyorsa şüphe oklarını evaporatör ve filtre ikilisine çevirmek gerekiyor. Aktif karbonlu filtreler havadaki nemi bir sünger gibi emer, fakat kapasitesi dolduğunda bu nemi içeri üflenen havaya geri salmaya başlar. Islak bir bezle camı kurutmaya çalışmaktan farksız bir döngü bu. Dış taze hava giriş kapaklarının düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol ettiniz mi hiç? Filtre aşırı kirlendiğinde hava akış direnci (statik basınç) artar, bu da sistemin dışarıdan temiz ve kuru hava almasını engelleyerek içerideki nemli havayı sürekli döndürmesine yol açar. Karşınıza çıkan şey tam anlamıyla bir fizik kuralı: Doymuş hava, soğuk yüzeyde sıvılaşır.
Servise gittiğinizde "buji değiştirelim, yağ yenileyelim" derler ama kimse o tozlu mikro gözenekli kağıt parçasının yüzüne bakmaz. Değişim periyodunu kaçırdığınızda sadece ciğerlerinize giden havayı bozmakla kalmazsınız, sürüş güvenliğini de tehlikeye atarsınız. Karbon katmanlı filtrelerin hava geçiş geçirgenliği mikron düzeyindedir ve liflerin arası dolduğunda kalorifer motoru ne kadar güçlü dönerse dönsün havayı itemez. Güçlü bir hava üflemesi yoksa, cam üzerindeki termal dengeyi kuramazsınız. Bir dost tavsiyesi; özellikle sonbahar çıkışında, silecekleri değiştirdiğiniz o gün polen filtresini de aradan çıkarın. Göreceksiniz ki o bitmek bilmeyen ön camı silme seansları bıçak gibi kesilecek.
Neden bazı arabalarda buğu beş saniyede dağılır da sizinkinde dakikalarca geçmez? Cevap, HVAC (Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme) kutusunun kalbindeki hava debisi düşüşünde saklı. Filtre gözenekleri tıkandığında, fan motoru zorlanır ve içeri giren havanın hızı düşer. Düşük hızlı hava ise camdaki nem moleküllerini süpürüp götüremez. Bazen o kadar basit bir ihmal ki insan hayret ediyor... Yeni bir filtre aldığınızda üzerindeki ok işaretine (Air Flow) dikkat ederek monte edin, ters takılan bir filtre de aynı tıkanıklık hissini yaratır ve hava akış dinamiğini altüst eder. Temiz hava, net bir görüş demektir; gerisi sadece geçici çözümlerle vakit kaybetmek.