Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Gülüşünü saklamaktan yorulanların yolu bir şekilde bu yönteme düşüyor zaten. Dişlerin sadece ön yüzeyine yapıştırılan, tabiri caizse tırnak kalınlığında o incecik porselen dokunuştan bahsediyoruz. Hani şu aynaya baktığınızda "Keşke şurası şöyle olsaydı" dediğiniz o küçük kusurları tek seferde örten sihirli bir kabuk gibi...
Kimisi rengini beğenmez dişinin, kimisi de arasındaki o sinir bozucu boşluklardan dert yanar. İşte tam bu noktada devreye giriyor o meşhur lamine veneer dedikleri şey. Aslında dişin doğallığına hiç dokunmadan, sadece üzerine estetik bir maske takmak gibi bir durum bu. Hem de öyle haftalarca süren, insanı canından bezdiren cinsten de değil hani.
Sağlam mıdır, hemen kırılır mı diye düşünmekten insan bazen adım atamıyor, vallahi haklısınız. Ama işin aslı hiç de öyle korkulduğu gibi değil, çünkü o porselen yapraklar özel bir yapıştırıcıyla dişe bir kenetleniyor ki... Bir kere alışınca kendi dişinizden ayırt etmeniz neredeyse imkansız hale geliyor.
Doktor koltuğuna oturma fikri bile çoğumuzun tüylerini diken diken etmeye yeter de artar. Fakat bu uygulamada dişin üzerinden ya çok azıcık bir törpüleme yapılıyor ya da bazı şanslı vakalarda ona bile gerek kalmıyor. Dişin kendi yapısını, o canım mineyi koruyarak güzelleşmek de lüks bu devirde...
Hayat kalitesini gerçekten yukarı taşıyan, insanı bir günde bambaşka bir özgüvene kavuşturan bir yenilik. Aynadaki o yeni gülüşü görünce "Neden daha önce yaptırmamışım ki" diyor insan kendi kendine...
Kimisi rengini beğenmez dişinin, kimisi de arasındaki o sinir bozucu boşluklardan dert yanar. İşte tam bu noktada devreye giriyor o meşhur lamine veneer dedikleri şey. Aslında dişin doğallığına hiç dokunmadan, sadece üzerine estetik bir maske takmak gibi bir durum bu. Hem de öyle haftalarca süren, insanı canından bezdiren cinsten de değil hani.
Sağlam mıdır, hemen kırılır mı diye düşünmekten insan bazen adım atamıyor, vallahi haklısınız. Ama işin aslı hiç de öyle korkulduğu gibi değil, çünkü o porselen yapraklar özel bir yapıştırıcıyla dişe bir kenetleniyor ki... Bir kere alışınca kendi dişinizden ayırt etmeniz neredeyse imkansız hale geliyor.
Doktor koltuğuna oturma fikri bile çoğumuzun tüylerini diken diken etmeye yeter de artar. Fakat bu uygulamada dişin üzerinden ya çok azıcık bir törpüleme yapılıyor ya da bazı şanslı vakalarda ona bile gerek kalmıyor. Dişin kendi yapısını, o canım mineyi koruyarak güzelleşmek de lüks bu devirde...
Hayat kalitesini gerçekten yukarı taşıyan, insanı bir günde bambaşka bir özgüvene kavuşturan bir yenilik. Aynadaki o yeni gülüşü görünce "Neden daha önce yaptırmamışım ki" diyor insan kendi kendine...