Vücut estetiği kimler için uygundur?

Vücut estetiği kimler için uygundur?

Hakan Ulu

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
427
Tepkime puanı
0
Hakan Ulu
Aynaya bakıp "Yahu ben ne ara bu kadar saldım?" dediğiniz o malum eşik var ya, işte tam orada cerrahın kapısını çalmak çözüm mü, önce onu bir konuşalım abi. Kilo fazlası olan herkes hemen bıçak altına yatabileceğini sanıyor ama işin aslı öyle değil; genel cerrahi literatüründe Vücut Kitle İndeksi (VKİ) dediğimiz o meret 30’un altındaysa, yani obezite sınırını geçtiyseniz o ameliyat masası size şimdilik kapalı. Vücut şekillendirme dediğimiz operasyonlar aslında bir zayıflama yöntemi değil, sadece inatçı yağ dokularını (ki biz ona tıpta lokalize adipoz doku diyoruz) ortadan kaldırma sanatı... Diyet yaparsın, spor salonunda helak olursun ama o göbek altı veya simit bölgesi bir türlü gitmez ya, işte tam o noktada devreye giriyor bu işler.

Doğum sonrası deformasyonları yaşayan kadınlar için de durum çok farklı bir teknik boyutta seyrediyor aslında. Hamilelik sürecinde karın ön duvarındaki "rectus abdominis" kasları birbirinden ayrılıyor, yani tıbbi adıyla diastasis recti oluşuyor ve bunu mekik çekerek falan eski haline getirmek vallahi billahi imkansız. Deri elastikiyetini tamamen kaybetmiş, elastin ve kolajen lifleri parçalanmışsa, o sarkan deriyi içerideki kas dokusunu plikasyon yöntemiyle dikip sıkılaştırmadan düzeltemezsiniz. Yani doğum kilolarını vermiş ama karnı hala hamile gibi duran kadınlar için abdominoplasti (karın germe) resmen biçilmiş kaftan... Tabii emzirme döneminin üzerinden en az altı ay geçmesi şart, vücudun hormonal dengesi bir yerine otursun hele...

Bazen de ne kadar spor yaparsan yap, genetik mirasın getirdiği o yapısal asimetriler can sıkar, insanı hayattan soğutur... Lipodistrofi dediğimiz, yağın vücutta adaletsiz dağılması durumu tamamen genetik kodlarla alakalı bir şanssızlık. Mesela üst bedeniniz inceciktir ama kalça ve uyluk bölgesinde ne yapsanız erimeyen, "trokanterik" bölgede kümelenmiş yağ yastıkçıkları vardır. İşte bu asimetriden kurtulmak, o hatları biraz olsun eşitlemek isteyen, cildi hala esnek olan 18 yaşını doldurmuş her birey bu operasyonlar için potansiyel birer aday sayılıyor. Negatif basınçlı kanüllerle o yağ hücrelerini oradan homojen bir şekilde çekip aldığınızda, vücut bir anda kendi altın oranına yaklaşmaya başlıyor zaten.

Çok hızlı ve muazzam kilolar veren o azimli kitleyi de unutmamak lazım, hani şu tüp mide (bariatrik cerrahi) sonrası adeta eriyenleri... 40-50 kilo verdikten sonra vücut post-bariatrik süreçte öyle bir sarkıyor ki, deri adeta içi boşalmış bir çuval gibi kat kat birikiyor ve bu durum bir süre sonra pişik, enfeksiyon gibi ciddi dermatolojik sorunlara yol açıyor. Bu hastalarda "total vücut şekillendirme" dediğimiz, uyluk germe, kol germe ve "belt lipektomi" (kuşak tarzı karın germe) operasyonlarının kombine edilmesi neredeyse lüks değil, tıbbi bir zorunluluk haline geliyor. Ama öyle hemen kilo verir vermez de ameliyat olamazsınız; kilonuzun en az altı aydır sabit kalmış olması ve vücuttaki protein, albümin değerlerinin ideal seviyede bulunması gerekiyor ki yara iyileşmesi sorunsuz tamamlansın...

Peki, herkes her istediğinde bu operasyonları geçirebilir mi, ya kronik hastalıklar ne olacak? Eğer kontrol altında olmayan bir tip 2 diyabetiniz varsa, mikro sirkülasyon yani kılcal damar dolaşımı bozuk demektir ki bu da estetik ameliyat sonrası doku nekrozuna, yani derinin beslenemeyip ölmesine davetiye çıkarır. Ağır sigara içicileri için de durum farksız; nikotin damarları büzdüğü için o dikişler kaynamaz, iyileşme süreci tam bir kabusa döner... Ameliyattan en az üç hafta önce o sigara bırakılacak, kan sulandırıcılar kesilecek... İşin özü; ciddi bir kardiyovasküler rahatsızlığınız yoksa, anestezi almanıza engel bir durum bulunmuyorsa ve en önemlisi gerçekçi beklentilere sahipseniz, vücut estetiği sizin için yeni bir başlangıç olabilir.
 
Geri