Psikolojik destek almak utanılacak bir şey mi?

Psikolojik destek almak utanılacak bir şey mi?

Ceren Kalaycı

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
423
Tepkime puanı
0
Ceren Kalaycı
Bizim buralarda nedense insanın içi sıkışınca bunu bir sır gibi saklaması gerekiyor, sanki gizli bir suç işlemişiz gibi... Sokakta yürürken ayağımız taşa takılsa, can acısıyla hemen bir doktora koşarız da iş ruhumuzun kırıklarına gelince birden bir utanma duvarı örülüyor önümüze. Vallahi billahi anlamak güç, zihnimiz de bu bedenin bir parçası değil mi yahu? Kimseye çaktırmadan terapist arayanlar, randevuya giderken köşe kapmaca oynayanlar... İnsan bazen sadece durup nefes almak istiyor işte.

Aslında işin akademik boyutuna baksak, her şey o kadar net ki. Klinik araştırmalar, insanın zihinsel süreçlerini bir uzmana açmasının beyindeki nöral yolları nasıl rahatlattığını, stresi nasıl formüle ettiğini açık açık söylüyor bize. Ama gel de bunu bizim mahalle baskısına anlat! Delilik dedikleri o eski, köhne kavramın gölgesinde eziliyoruz hâlâ. Destek almak bir zayıflık göstergesi olarak kabul ediliyor maalesef, oysa tam tersine, insanın kendi içine bakacak cesareti bulmasıdır bu...

Şey gibi düşünün, evdeki kombi bozulunca kendimiz tamir etmeye çalışmıyoruz değil mi, hemen ustayı çağırıyoruz. E o zaman kafa motoru teklediğinde, duygular birbirine girip arapsaçı olduğunda neden profesyonel bir elin değmesini ayıp karşılıyoruz ki? İnsanın kendi kendine yetebileceği inancı tam bir illüzyon, kocaman bir yalan. Bazen sadece profesyonel bir rehbere, tarafsız bir gözlemciye ihtiyaç duyarız hayatı temize çekmek için. Bir uzmanla konuşmak, aynaya daha berrak bakmayı sağlar aslında.

Geçenlerde bir yerde okumuştum, hani şu meşhur savunma mekanizmaları falan var ya... İnsan kendi zihninin hilelerini tek başına çözemiyor abi ya, ne kadar okursan oku, ne kadar akıllı olursan ol, mutlaka bir kör noktan kalıyor geride. İşte o kör noktayı aydınlatacak bir fener tutulması gerekiyor oraya. Kendimizi hırpalamaktan, "ben bunu da atlatırım, güçlüyüm ben" diye diye içten içe çürümekten iyidir herhalde profesyonel bir fenerin ışığında yürümek...

Bırakın kim ne derse desin, o dışarıdaki seslerin gürültüsü hiç bitmez zaten. Önemli olan insanın kendi içindeki fırtınayı nasıl dindireceğidir, o fırtınayla nasıl baş edeceğini öğrenmesidir. Bir terapistin koltuğuna oturmak, hayata karşı yenilmek demek değil kesinlikle, tam aksine "ben bu oyunu daha bilinçli oynamak istiyorum" diye masaya yumruğunu vurmaktır. Belki de artık kendimize şu soruyu sorma vaktimiz gelmiştir: Başkalarının ne düşündüğü mü daha önemli, yoksa kendi huzurumuz mu?...
 
Geri