Periodontoloji hangi hastalıklara bakar?

Periodontoloji hangi hastalıklara bakar?

Cengiz Demir

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Cengiz Demir
Dişlerinin sızlaması sadece soğuk sudan değil yani, bunu bir anlasan keşke... Hani o sabahları lavaboya tükürdüğün kırmızı leke var ya, işte o aslında kemiğinin eridiğinin, köklerin çatırdadığının ilk sessiz çığlığı. Periodontoloji tam olarak bu yangın yerine bakıyor, o görünmeyen temeli kurtarmaya çalışıyor. Hekim koltuğuna oturduğunda doktorun o ceplere milim milim aletlerle bakması keyiften değil; diş eti çekilmesi denen o illet, altındaki alveolar kemiği sinsice yiyip bitirirken zaman kazanmak için.

Gingivitis diyorlar adına tıp dilinde ama sen de ki yolun başı. Diş etlerin şişer, kıpkırmızı olur, dokunsan kanar ama hiç acımaz, işte bu yüzden kandırıyor seni bu meret. Vallahi bak, ağrımıyor diye ertelediğin her gün, ağzındaki o kronik inflamasyon, yani iltihap, dişini tutan lifleri bağları yavaş yavaş koparıyor. Periodontologlar işte bu evrede devreye girip o biriken mikrobiyal dental plağı, o taşlaşmış tartar tabakalarını kazımazsa... Sonrası tam bir felaket senaryosu zaten.

Dişin sapasağlamken birdenbire sallanmaya başladığını görmek insana nasıl bir çaresizlik hissettirir bilir misin? Periodontitis dediğimiz o ileri aşama, sadece diş etini değil, doğrudan çene kemiğini hedef alıyor ve geri dönüşü olmayan kayıplara yol açıyor. Dişlerin arasındaki o karanlık boşluklar, o siyah üçgenler belirmeye başladıysa iş işten geçiyor demektir. Hani bazen dişlerin boyu uzamış gibi gelir ya sana, aslında uzayan dişin değil, eriyen ve seni terk eden kendi dokundur.

Ağız kokusu diyerek geçiştiriyorsun, sakız çiğneyip naneli spreyler sıkıyorsun ama nafile, o koku içerideki çürümenin, o derin ceplerde üreyen anaerobik bakterilerin kokusu. Bu uzmanlık dalı, o ulaşamadığın, fırçanın asla değmediği derin periodontal cepleri temizleyip o pis kokunun kaynağını kurutuyor. Kanayan ve çekilen dokuların yarattığı o estetik yıkım bir yana, ağzındaki o kronik enfeksiyon tüm vücuduna pompalı tüfek gibi bakteri saçıyor.

Kalbinle dişinin ne alakası var deme sakın, vallahi billahi birebir bağı var. Diş eti hastalıkları tedavi edilmediğinde o zararlı bakteriler kan dolaşımına karışıyor ve arter duvarlarında plak birikimine, yani kalp krizine davetiye çıkarıyor. Periodontoloji sadece ağzının içini temizlemiyor, aslında seni sistemik bir zehirlenmeden, damar tıkanıklığından koruyor. Şeker hastasıysan zaten durum iki katı fena; çünkü diş etindeki iltihap kan şekerini fırlatıyor, şeker yükseldikçe diş etin daha çok eriyor, tam bir kısır döngü.

Erken doğum riski taşıyan hamile kadınların arkasında bile bazen bu sinsi hastalık çıkıyor, inanabiliyor musun? Gebelik tümörleri, hormonal değişimlerle azgınlaşan o agresif periodontitis tipleri... Vücut ağızdaki o devasa enfeksiyon odağıyla savaşmaktan yorulup erken sinyaller vermeye başlıyor işte. Git bir görün, o diş taşlarını temizlet, kök yüzeylerini düzleştirt ki bedenindeki o gizli savaşı sonlandırabilesin.

Bitti diyorsun, artık bu diş tutmaz, kemik kalmamış dedikleri noktada bile bir umut ışığı yakıyor bu branş. Rejeneratif tedavilerle, o eriyen yerlere kemik greftleri, membranlar koyarak adeta mucize yaratıyorlar. Yıkılanı yeniden yapmak, o sallanan dişi tekrar çene kemiğine sımsıkı bağlamak... Sen yine de işi o cerrahi operasyonlara, flap ameliyatlarına kadar götürmeden önce o kanayan etlerine bir dön bak derim.
 
Geri