Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
İnsan ameliyathane kapısının önünde beklerken zaman duruyor sanıyor herhalde, değil mi? Ama işin aslı öyle değil işte. Lazer dediğimiz şey öyle saatlerce süren, hekimlerin kan ter içinde kaldığı o ağır cerrahilerden çok başka bir dünya. Hani girip çıkmam bir oldu dersin ya, tam olarak öyle bir şey... Lazerin gözde kalış süresi saniyelerle ölçülüyor aslında, hani gözünü açıp kapatana kadar derler ya, vallahi öyle.
Operasyon odasına adım attığınız an ile "Geçmiş olsun, bitti" denilip dışarı çıkarıldığınız an arası toplasanız 10-15 dakika ancak sürer. Sürecin kendisi bu kadar kısa işte. Hazırlığıydı, damlasıydı, hani o koltuğa yatıp kalkmanız derken zaman akıp gidiyor zaten. Lazer cihazının gözünüze odaklanıp o düzeltmeyi yaptığı o asıl büyülü an var ya... Sadece 20 ila 50 saniye arası. İnanması güç ama gerçek bu.
Gözünüzü uyuşturmak için damlatılan o özel damlalar olmasa belki süreç biraz daha gergin geçebilirdi abi ya. Bıçak yok, dikiş yok, acı desen zaten yok. Doktor size "Şu yeşil ışığa odaklanın" diyor, siz daha ne olduğunu anlamadan, fonda hafif bir tıkırtı sesi... Derken bir bakmışsınız işlem bitmiş bile. İnsanın "Bu kadar mıydı yani?" diye sorası geliyor.
Işık hızında biten bir işlemden bahsediyoruz, evet, ama her iki göz aynı anda mı yapılıyor peki? Genelde evet. Önce sağ göz tamamlanıyor, hemen ardından sol göze geçiliyor. Biri bitip diğeri başlarken o aradaki birkaç dakikalık geçiş süresinde insan bir nefes alıyor tabii. Tek bir göz için cihazın aktif çalışması çabucak bitiyor ama hazırlık aşamalarıyla beraber iki gözün toplamda masada kaldığı süre çeyrek saati bile bulmuyor çoğu zaman.
Göz yapısı, korneanın kalınlığı ya da miyopluğun derecesi gibi faktörler o birkaç saniyelik farkları yaratıyor işte. Dereceniz biraz yüksekse lazer ışını birkaç saniye daha fazla kalıyor gözde, hepsi bu. Yani öyle dakikalarca uzayan bir durum asla olmuyor. Zaten gözünüzü sabitleyen o minik aparatlar sayesinde isteseniz de gözünüzü kaçıramıyorsunuz, sistem tamamen sizin güvenliğiniz üzerine kurulu...
Ameliyattan hemen sonra pat diye eve koşmak var mı, yok tabii ki. İşlem bittikten sonra doktorun sizi şöyle bir kenara alıp gözlerinizi dinlendirmesi gerekiyor. Bir 20-30 dakika kadar dinlenme odasında bekleyip son bir kontrolden geçiyorsunuz. Her şey yolundaysa, ki genelde öyle olur, kolunuza takılan biriyle sallana sallana eve dönebiliyorsunuz. Kısacası hastaneye girişinizle çıkışınız toplamda bir saati bile bulmuyor bazen.
Operasyon odasına adım attığınız an ile "Geçmiş olsun, bitti" denilip dışarı çıkarıldığınız an arası toplasanız 10-15 dakika ancak sürer. Sürecin kendisi bu kadar kısa işte. Hazırlığıydı, damlasıydı, hani o koltuğa yatıp kalkmanız derken zaman akıp gidiyor zaten. Lazer cihazının gözünüze odaklanıp o düzeltmeyi yaptığı o asıl büyülü an var ya... Sadece 20 ila 50 saniye arası. İnanması güç ama gerçek bu.
Gözünüzü uyuşturmak için damlatılan o özel damlalar olmasa belki süreç biraz daha gergin geçebilirdi abi ya. Bıçak yok, dikiş yok, acı desen zaten yok. Doktor size "Şu yeşil ışığa odaklanın" diyor, siz daha ne olduğunu anlamadan, fonda hafif bir tıkırtı sesi... Derken bir bakmışsınız işlem bitmiş bile. İnsanın "Bu kadar mıydı yani?" diye sorası geliyor.
Işık hızında biten bir işlemden bahsediyoruz, evet, ama her iki göz aynı anda mı yapılıyor peki? Genelde evet. Önce sağ göz tamamlanıyor, hemen ardından sol göze geçiliyor. Biri bitip diğeri başlarken o aradaki birkaç dakikalık geçiş süresinde insan bir nefes alıyor tabii. Tek bir göz için cihazın aktif çalışması çabucak bitiyor ama hazırlık aşamalarıyla beraber iki gözün toplamda masada kaldığı süre çeyrek saati bile bulmuyor çoğu zaman.
Göz yapısı, korneanın kalınlığı ya da miyopluğun derecesi gibi faktörler o birkaç saniyelik farkları yaratıyor işte. Dereceniz biraz yüksekse lazer ışını birkaç saniye daha fazla kalıyor gözde, hepsi bu. Yani öyle dakikalarca uzayan bir durum asla olmuyor. Zaten gözünüzü sabitleyen o minik aparatlar sayesinde isteseniz de gözünüzü kaçıramıyorsunuz, sistem tamamen sizin güvenliğiniz üzerine kurulu...
Ameliyattan hemen sonra pat diye eve koşmak var mı, yok tabii ki. İşlem bittikten sonra doktorun sizi şöyle bir kenara alıp gözlerinizi dinlendirmesi gerekiyor. Bir 20-30 dakika kadar dinlenme odasında bekleyip son bir kontrolden geçiyorsunuz. Her şey yolundaysa, ki genelde öyle olur, kolunuza takılan biriyle sallana sallana eve dönebiliyorsunuz. Kısacası hastaneye girişinizle çıkışınız toplamda bir saati bile bulmuyor bazen.