Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Ameliyattan sonra o dikişleri aldırma stresi yok mu, insanı operasyonun kendisinden daha çok ürkütüyor bazen. İşte tam bu korku anında tıp dünyası bize harika bir konfor sunmuş durumda; kendiliğinden eriyen dikişler. Vücut onu kendi kendine yok ediyor, emip bitiriyor yani. Bildiğin büyük kolaylık abi ya...
Düşünsenize, cildin altında ya da içinde öylece kalıyor ve hiçbir zarar vermeden zamanla kayboluyor. Bunlar aslında vücudun yabancılamayacağı, zamanla sindirebileceği özel organik yapılardan veya polimerlerden üretiliyor. Dokularınız iyileştikçe o dikiş iplikleri de görevini tamamlayıp sessiz sedasız sahneden çekiliyor. Yani yara kapandıkça malzeme de eriyip gidiyor bir nevi.
Ne kadar sürede kaybolur bu meret derseniz, vallahi billahi tamamen yaralanmanın yerine ve kullanılan malzemeye göre değişiyor. Bazısı birkaç günde puf diye yok olur, bazısının tamamen silinmesi haftaları, hatta ayları bulabilir. Acele edip panik yapmamak lazım, vücudun kendi bir iyileşme ritmi var sonuçta. Eğer yara derindeyse hekimler bilerek daha geç eriyenleri seçiyor ki doku iyice kaynasın...
En sık yapılan hata ne biliyor musunuz, o dikişlerin sarkan minik uçlarını ellemek, koparmaya çalışmak. Sakın ha, böyle bir hataya düşmeyin! Kaşınıyor diye tırnaklamak ya da cımbızla çekmeye kalkmak enfeksiyona davetiye çıkarmaktan başka bir işe yaramaz. Kendi kendine düşmesini beklemek en temizi, kurcalamayın o bölgeyi gözünüzü seveyim. Zaten doktorunuz gerekli kremi, bakımı söylemiştir, o yoldan milim şaşmamak gerekiyor.
Eskiden dikiş aldırma günü yaklaştıkça insanın içi çekilirdi, şimdi teknoloji sayesinde bu dertler büyük oranda bitti. Tabii her cerrahi müdahalede kullanılmıyor bunlar, bazen doktor illa o eski usul dikişleri tercih etmek zorunda kalabiliyor. İşin uzmanı ne diyorsa odur deyip sürece güvenmek en doğrusu galiba...
Düşünsenize, cildin altında ya da içinde öylece kalıyor ve hiçbir zarar vermeden zamanla kayboluyor. Bunlar aslında vücudun yabancılamayacağı, zamanla sindirebileceği özel organik yapılardan veya polimerlerden üretiliyor. Dokularınız iyileştikçe o dikiş iplikleri de görevini tamamlayıp sessiz sedasız sahneden çekiliyor. Yani yara kapandıkça malzeme de eriyip gidiyor bir nevi.
Ne kadar sürede kaybolur bu meret derseniz, vallahi billahi tamamen yaralanmanın yerine ve kullanılan malzemeye göre değişiyor. Bazısı birkaç günde puf diye yok olur, bazısının tamamen silinmesi haftaları, hatta ayları bulabilir. Acele edip panik yapmamak lazım, vücudun kendi bir iyileşme ritmi var sonuçta. Eğer yara derindeyse hekimler bilerek daha geç eriyenleri seçiyor ki doku iyice kaynasın...
En sık yapılan hata ne biliyor musunuz, o dikişlerin sarkan minik uçlarını ellemek, koparmaya çalışmak. Sakın ha, böyle bir hataya düşmeyin! Kaşınıyor diye tırnaklamak ya da cımbızla çekmeye kalkmak enfeksiyona davetiye çıkarmaktan başka bir işe yaramaz. Kendi kendine düşmesini beklemek en temizi, kurcalamayın o bölgeyi gözünüzü seveyim. Zaten doktorunuz gerekli kremi, bakımı söylemiştir, o yoldan milim şaşmamak gerekiyor.
Eskiden dikiş aldırma günü yaklaştıkça insanın içi çekilirdi, şimdi teknoloji sayesinde bu dertler büyük oranda bitti. Tabii her cerrahi müdahalede kullanılmıyor bunlar, bazen doktor illa o eski usul dikişleri tercih etmek zorunda kalabiliyor. İşin uzmanı ne diyorsa odur deyip sürece güvenmek en doğrusu galiba...