Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
İdrar yapamama meselesi öyle hafife alınacak bir şey değil, insanın bütün gününü, tüm neşesini bir anda alıp götürüverir. Tuvalete gidip de o tanıdık rahatlamayı yaşayamamak, hani derler ya, tam bir işkence... Bazen basit bir üşütmedir sebebi, bazen de vücudun "bana biraz daha iyi bak" deme şeklidir bu tıkanma hali. Vallahi billahi insan o an dünyadaki tüm zenginlikleri verse, sadece normal bir şekilde lavabodan çıkabilmek ister, öyle zor bir durum.
Erkeklerde durum dönüp dolaşıyor, genellikle o meşhur prostat noktasına dayanıyor yaştan ötürü. Yaş kemale erdikçe o küçük bez büyüyüp idrar yolunu iyice sıkıştırmaya başlıyor, bildiğin yolu tıkıyor yani. Tabii sadece erkeklerin derdi de değil bu; kadınlarda da rahim sarkması ya da idrar kesesinin yer değiştirmesi benzer bir duvar örüyor yolun üstüne... Ne bileyim, vücut içeride kendi kendine bir savaş veriyor adeta.
Sadece fiziksel bir engel de aramamak lazım aslında, bazen sinirler de oyun oynuyor bize. Beyinden mesaneye giden o gizli kablolar, yani sinir sistemi bir yerlerde küçük bir temassızlık yaşayınca, kaslar "kasıl" veya "gevşe" komutunu tam alamıyor. Hani şeker hastalığı olur, geçmişte geçirilmiş bir omurilik kazası olur, ya da sadece yoğun bir stres... Kaslar öylece kalakalıyor, insan ne yapacağını şaşırıyor.
İçtiğimiz o masum görünen soğuk algınlığı ilaçları, alerji hapları var ya, bazen asıl fail onlar çıkıyor işte. Prospektüsünü bile okumadan yuttuğumuz o küçük tabletler, mesane kaslarını öyle bir gevşetiyor ki, organ çalışmayı unutuyor adeta. Bir bakmışsın idrar torban dolu ama tık yok... İlacı kesince her şeyin kendiliğinden düzeldiğini görmek de ayrı bir şaşkınlık sebebi tabii.
Bir de şu idrar yolu enfeksiyonları var ki, düşman başına denecek cinsten. İçerideki o tatlı can acısı, o sürekli yanma hissi insanı tuvalete koşturur ama oraya varınca sadece birkaç damla ile kalakalırsın. Vücut aslında mikroplarla savaşıp kendini korumaya çalışırken yolları şişiriyor, idrarın rahatça akıp gitmesine izin vermiyor... Gerçekten çok yorucu, çok yıpratıcı bir süreç.
Sıcak bir banyo, ayakları sıcak tutmak bazen o kadar iyi gelir ki, anlatamam. Kendini kasmadan, derin nefesler alarak o bölgedeki kasları rahatlatmaya çalışmak belki de ilk yardım çantası gibidir bu durumda. Ama yine de ısrarla gitmeyen, geçmek bilmeyen bir tıkanıklık varsa, inat etmemek gerek... Hemen bir uzmana görünüp işin aslını öğrenmek en doğrusu, geciktirmeye hiç gelmez.
Erkeklerde durum dönüp dolaşıyor, genellikle o meşhur prostat noktasına dayanıyor yaştan ötürü. Yaş kemale erdikçe o küçük bez büyüyüp idrar yolunu iyice sıkıştırmaya başlıyor, bildiğin yolu tıkıyor yani. Tabii sadece erkeklerin derdi de değil bu; kadınlarda da rahim sarkması ya da idrar kesesinin yer değiştirmesi benzer bir duvar örüyor yolun üstüne... Ne bileyim, vücut içeride kendi kendine bir savaş veriyor adeta.
Sadece fiziksel bir engel de aramamak lazım aslında, bazen sinirler de oyun oynuyor bize. Beyinden mesaneye giden o gizli kablolar, yani sinir sistemi bir yerlerde küçük bir temassızlık yaşayınca, kaslar "kasıl" veya "gevşe" komutunu tam alamıyor. Hani şeker hastalığı olur, geçmişte geçirilmiş bir omurilik kazası olur, ya da sadece yoğun bir stres... Kaslar öylece kalakalıyor, insan ne yapacağını şaşırıyor.
İçtiğimiz o masum görünen soğuk algınlığı ilaçları, alerji hapları var ya, bazen asıl fail onlar çıkıyor işte. Prospektüsünü bile okumadan yuttuğumuz o küçük tabletler, mesane kaslarını öyle bir gevşetiyor ki, organ çalışmayı unutuyor adeta. Bir bakmışsın idrar torban dolu ama tık yok... İlacı kesince her şeyin kendiliğinden düzeldiğini görmek de ayrı bir şaşkınlık sebebi tabii.
Bir de şu idrar yolu enfeksiyonları var ki, düşman başına denecek cinsten. İçerideki o tatlı can acısı, o sürekli yanma hissi insanı tuvalete koşturur ama oraya varınca sadece birkaç damla ile kalakalırsın. Vücut aslında mikroplarla savaşıp kendini korumaya çalışırken yolları şişiriyor, idrarın rahatça akıp gitmesine izin vermiyor... Gerçekten çok yorucu, çok yıpratıcı bir süreç.
Sıcak bir banyo, ayakları sıcak tutmak bazen o kadar iyi gelir ki, anlatamam. Kendini kasmadan, derin nefesler alarak o bölgedeki kasları rahatlatmaya çalışmak belki de ilk yardım çantası gibidir bu durumda. Ama yine de ısrarla gitmeyen, geçmek bilmeyen bir tıkanıklık varsa, inat etmemek gerek... Hemen bir uzmana görünüp işin aslını öğrenmek en doğrusu, geciktirmeye hiç gelmez.