Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Geçen yaz berber koltuğuna oturduğumda, aynadaki yansımamla ilk kez bu kadar net yüzleştim; şakaklarım resmen pes etmiş, geriye doğru hatırı sayılır bir göç başlatmıştı. Birçok erkek ve kadının aynanın karşısında yaşadığı o anlık "Ne ara bu kadar döküldü?" aydınlanması, aslında FUE dediğimiz o modern mucizenin kapısını aralayan ilk adımdır. Foliküler Ünite Ekstraksiyonu, yani tıp dilindeki o afili adıyla FUE, aslında ensedeki o inatçı, dökülmemeye yemin etmiş köklerin tek tek alınıp boşalan alanlara nakledilmesi zanaatıdır. Eskisi gibi kafanın arkasından şerit halinde deri kesip dikmek falan yok artık, teknoloji sağ olsun işi tamamen mikro düzeyde bir sanata dönüştürdüler.
Kliniğin kapısından içeri girerken insanın içini kaplayan o hafif ürpertiyi çok iyi bilirim, sonuçta kafanıza yüzlerce iğne batacakmış gibi hissediyorsunuz. Lokal anestezi denen o harika icat devreye girince ne acı kalıyor ne sızı, sadece arkada bir yerlerde bir çıt çıt sesi... Doktorunuz özel mikro motorlarla donatılmış o incecik uçlarla saç köklerinizi tek tek toplarken, siz orada öylece uzanıp hayatın muhasebesini yapıyorsunuz. İşin sırrı, o toplanan kıymetli greftlerin, yani saç köklerinin, dışarıda geçirdiği süreyi minimumda tutup onları canlı tutabilmekte yatıyor aslında.
Vallahi billahi ilk üç gün o kafayı koruma çabası tam bir komedi filmi, yatarken sanki dünyanın en kırılgan porselenini taşıyormuş gibi hissediyor insan. Hekimlerin üzerine basa basa söylediği "Kafanı hiçbir yere çarpma" uyarısı kulağınızda küpe olmalı, çünkü o yeni ekilen köklerin toprağa tutunması için ilk 72 saat hayati önem taşıyor. Sonraki süreçte donör bölgenin, yani köklerin alındığı yerin hızla toparlanması ve kabukların dökülmeye başlamasıyla insan derin bir nefes alıyor.
Ekim yaptırmayı düşünen dostlara en büyük tavsiyem, merdiven altı yerlerin süslü vaatlerine asla kanmamaları, bu iş kesinlikle uzman bir cerrahın ellerine teslim edilmeli. Doğal bir saç çizgisi tasarımı o kadar kritik bir nokta ki, açıları yanlış ayarlanan bir ekim sonrasında aynada adeta bir "çim adam" ile karşılaşma riski var... Kendi saç yönünüzün ne yöne doğru uzadığını iyi analiz eden, yüz hatlarınıza uygun bir harita çıkaran hekimlerle yola çıkmalısınız.
Şok dökülme dönemi dedikleri o süreç başladığında, yani ekilen saçlar aniden döküldüğünde sakın ola paniğe kapılmayın, bu işin doğasında var bu. Giden gitsin, kökler içeride sağlam ya, siz ona bakın... Yaklaşık altıncı aydan itibaren o boşluklardan ince ince, sağlıklı tellerin uzamaya başladığını görmek, verdiğiniz tüm emeğe ve sabra fazlasıyla değdiğini kanıtlayacak.
Kliniğin kapısından içeri girerken insanın içini kaplayan o hafif ürpertiyi çok iyi bilirim, sonuçta kafanıza yüzlerce iğne batacakmış gibi hissediyorsunuz. Lokal anestezi denen o harika icat devreye girince ne acı kalıyor ne sızı, sadece arkada bir yerlerde bir çıt çıt sesi... Doktorunuz özel mikro motorlarla donatılmış o incecik uçlarla saç köklerinizi tek tek toplarken, siz orada öylece uzanıp hayatın muhasebesini yapıyorsunuz. İşin sırrı, o toplanan kıymetli greftlerin, yani saç köklerinin, dışarıda geçirdiği süreyi minimumda tutup onları canlı tutabilmekte yatıyor aslında.
Vallahi billahi ilk üç gün o kafayı koruma çabası tam bir komedi filmi, yatarken sanki dünyanın en kırılgan porselenini taşıyormuş gibi hissediyor insan. Hekimlerin üzerine basa basa söylediği "Kafanı hiçbir yere çarpma" uyarısı kulağınızda küpe olmalı, çünkü o yeni ekilen köklerin toprağa tutunması için ilk 72 saat hayati önem taşıyor. Sonraki süreçte donör bölgenin, yani köklerin alındığı yerin hızla toparlanması ve kabukların dökülmeye başlamasıyla insan derin bir nefes alıyor.
Ekim yaptırmayı düşünen dostlara en büyük tavsiyem, merdiven altı yerlerin süslü vaatlerine asla kanmamaları, bu iş kesinlikle uzman bir cerrahın ellerine teslim edilmeli. Doğal bir saç çizgisi tasarımı o kadar kritik bir nokta ki, açıları yanlış ayarlanan bir ekim sonrasında aynada adeta bir "çim adam" ile karşılaşma riski var... Kendi saç yönünüzün ne yöne doğru uzadığını iyi analiz eden, yüz hatlarınıza uygun bir harita çıkaran hekimlerle yola çıkmalısınız.
Şok dökülme dönemi dedikleri o süreç başladığında, yani ekilen saçlar aniden döküldüğünde sakın ola paniğe kapılmayın, bu işin doğasında var bu. Giden gitsin, kökler içeride sağlam ya, siz ona bakın... Yaklaşık altıncı aydan itibaren o boşluklardan ince ince, sağlıklı tellerin uzamaya başladığını görmek, verdiğiniz tüm emeğe ve sabra fazlasıyla değdiğini kanıtlayacak.