Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Gece yarısı zonklayan o berbat sızıyla uyandın ya hani... İşte o an ağzının içindeki o minacık odacıkta, yani pulpa dediğimiz o sinir paketinde kıyamet kopuyor demektir. Dişin sert mine tabakası altındaki o yumuşak doku iltihaplandığında, genişleyecek yer bulamadığı için çevre çeperlere inanılmaz bir basınç uygular. Vallahi billahi insanı çileden çıkaran o meşhur zonklama hissi aslında tamamen bu mikroskobik sıkışmanın, o dar alandaki hidrostatik basınç artışının kafatasına vuran yankısıdır. Dişinin içindeki sinirler adeta "bizi buradan kurtar" diye feryat ediyor yani.
Mutfağa gidip bir bardak ılık suya bir tatlı kaşığı tuz atıp karıştırmak şu an yapabileceğin en akıllıca ilk yardım hamlesi olabilir. Hazırladığın o hipertonik çözeltiyle ağzını iyice çalkaladığında, osmotik basınç farkı sayesinde diş etlerindeki ve o enfekte bölgedeki fazla sıvıyı dışarı çekersin. Dokulardaki ödemi azaltırsın bir nevi. Şişliği hafifletmek, sinirlerin üzerindeki o korkunç baskıyı biraz olsun kırmak için bundan daha hızlı ve doğal bir fiziksel dekonjestan bulamazsın herhalde...
Ağrıyı kesmek için elindeki analjeziklere sarılacaksan, sakın ama sakın o ilacı doğrudan ağrıyan dişinin üstüne koyup eritmeye kalkma, abi ya! Kimden yayıldı bu hurafe bilmiyorum ama asetilsalisilik asit dediğimiz o aspirin, doğrudan mukoza ile temas ettiğinde kimyasal bir yanık oluşturur. Diş etini resmen tahriş eder, haşlarsın orada hücresel düzeyde. İlacı sistemik olarak, yani yutarak alacaksın ki dolaşıma katılsın, prostoglandin sentezini engellesin ve ağrı sinyalini beyne gitmeden bloke etsin.
Dışarıdan uygulayacağın soğuk kompresin o anki yatıştırıcı gücünü küçümseme sakın. Yanağına tutacağın bir buz torbası, o bölgedeki kan damarlarını büzerek vazokonstrüksiyona yol açar. Kan akışı yavaşlayınca ne mi olur? Enflamasyonun yarattığı o lokal sıcaklık ve zonklama hissi geçici olarak uyuşur, sinir iletim hızı yavaşlar. Birkaç dakikalığına da olsa o can havliyle atan nabız hissinin hafiflediğini, sızının geriye çekildiğini fark edeceksin zaten.
Karanfil yağındaki öjenol maddesi lokal anestezi etkisiyle seni birkaç saat idare edebilir ama bu sadece geçici bir göz boyamadır. Eğer sendeki bu durum irreversibl pulpitis ise, yani o sinirler artık geri dönüşü olmayan bir şekilde harabiyete uğradıysa, kanalı temizlemekten başka çare yok. O nekrotik dokunun, yani ölmüş sinirlerin oradan fiziksel olarak kazınması gerekiyor. Kendi kendine geçmesini beklersen o enfeksiyon çene kemiğine sızıp apseye dönüşür ki... Neyse, sabah ilk iş o koltuğa oturacaksın, kaçışın yok.
Mutfağa gidip bir bardak ılık suya bir tatlı kaşığı tuz atıp karıştırmak şu an yapabileceğin en akıllıca ilk yardım hamlesi olabilir. Hazırladığın o hipertonik çözeltiyle ağzını iyice çalkaladığında, osmotik basınç farkı sayesinde diş etlerindeki ve o enfekte bölgedeki fazla sıvıyı dışarı çekersin. Dokulardaki ödemi azaltırsın bir nevi. Şişliği hafifletmek, sinirlerin üzerindeki o korkunç baskıyı biraz olsun kırmak için bundan daha hızlı ve doğal bir fiziksel dekonjestan bulamazsın herhalde...
Ağrıyı kesmek için elindeki analjeziklere sarılacaksan, sakın ama sakın o ilacı doğrudan ağrıyan dişinin üstüne koyup eritmeye kalkma, abi ya! Kimden yayıldı bu hurafe bilmiyorum ama asetilsalisilik asit dediğimiz o aspirin, doğrudan mukoza ile temas ettiğinde kimyasal bir yanık oluşturur. Diş etini resmen tahriş eder, haşlarsın orada hücresel düzeyde. İlacı sistemik olarak, yani yutarak alacaksın ki dolaşıma katılsın, prostoglandin sentezini engellesin ve ağrı sinyalini beyne gitmeden bloke etsin.
Dışarıdan uygulayacağın soğuk kompresin o anki yatıştırıcı gücünü küçümseme sakın. Yanağına tutacağın bir buz torbası, o bölgedeki kan damarlarını büzerek vazokonstrüksiyona yol açar. Kan akışı yavaşlayınca ne mi olur? Enflamasyonun yarattığı o lokal sıcaklık ve zonklama hissi geçici olarak uyuşur, sinir iletim hızı yavaşlar. Birkaç dakikalığına da olsa o can havliyle atan nabız hissinin hafiflediğini, sızının geriye çekildiğini fark edeceksin zaten.
Karanfil yağındaki öjenol maddesi lokal anestezi etkisiyle seni birkaç saat idare edebilir ama bu sadece geçici bir göz boyamadır. Eğer sendeki bu durum irreversibl pulpitis ise, yani o sinirler artık geri dönüşü olmayan bir şekilde harabiyete uğradıysa, kanalı temizlemekten başka çare yok. O nekrotik dokunun, yani ölmüş sinirlerin oradan fiziksel olarak kazınması gerekiyor. Kendi kendine geçmesini beklersen o enfeksiyon çene kemiğine sızıp apseye dönüşür ki... Neyse, sabah ilk iş o koltuğa oturacaksın, kaçışın yok.