Ahmet Katan
Kayıtlı Kullanıcı
Gösterge panelinde aniden beliren o sarı ünlem işareti veya doğrudan VSA yazısı... Muhtemelen virajı biraz sert dönerken ya da durup dururken karşına çıktı ve canını sıktı. Honda kullanıcılarının gayet iyi bildiği Vehicle Stability Assist, yani Araç Denge Kontrol Sistemi aslında senin yoldan çıkmanı engelleyen görünmez bir el gibidir. Sistem, tekerleklerin kaydığını hissettiği an motora ve frenlere müdahale ederek arabayı çizgide tutar; ta ki bir şeyler ters gidene kadar.
Arıza lambası yandığı an sistem kendini tamamen kapatır ve seni yolun gerçekleriyle baş başa bırakır. Çoğu zaman sadece basit bir sensör kirlenmesinden kaynaklansa da, bazen arkasında çok daha masraflı fren hidroliği problemleri yatabilir. Direksiyon açı sensörünün milimetrik bir sapması bile beynin kafasını karıştırmaya yeter. Yani araba aslında güvende olmadığını düşündüğü için şalteri indirir...
Direksiyonu düz tutmana rağmen araba sürekli bir tarafa çekiyorsa ya da kaygan yollarda o alışık olduğun güven hissi kaybolduysa, sistem çoktan havlu atmış demektir. Bazen de frene bastığında pedalda garip bir sertlik veya aşırı yumuşama hissedersin. İşin kötüsü, bu ışık yandığında sadece VSA değil, ona bağlı çalışan çekiş kontrol sistemi de devre dışı kalır. Patinaj çekerek kalktığında arkandan ağlayan lastik sesleri işte bu yüzden.
Hemen panik yapıp en yakın servise binlerce lira bayılmana gerek yok, ilk iş olarak arabayı sağa çekip stop etmeyi dene. Bilgisayarı kapatıp açmak gibi, bazen Honda'nın elektronik beyni de anlık bir voltaj dalgalanmasından dolayı donabilir ve reset atmak her şeyi çözer. Kutup başını söküp beş dakika beklemek de eski ama altın değerinde bir esnaf taktiğidir... Eğer ışık söndüyse şanslısın, geçici bir hata kodu almışsın demektir.
Lastik basınçlarının birbirinden farklı olması tekerleklerin dönüş hızını değiştireceği için sistemi doğrudan yanıltır. Hepsini fabrikasyon değerine getirip bir süre sürmek, o inatçı sarı ışıktan kurtulmanın en masrafsız yoludur. Tabii jantların veya lastiklerin orijinal ebatta olmaması da bu denklemi tamamen bozar. Küçük bir hava kaçırma meselesi, seni bir anda büyük bir elektronik arıza arayışına sokabilir.
Sorun hala devam ediyorsa, büyük ihtimalle tekerleklerin arkasında duran ABS sensörleri çamur veya balata tozu yüzünden kör olmuştur. Yağmurlu bir günde çamura battıysan ya da uzun süredir alt yıkama yaptırmadıysan, sensörlerin önü kapanır ve beyne sinyal gitmez. Bu durumda yapılacak en mantıklı şey, tekerlek içlerine tazyikli su tutarak o bölgeyi güzelce arındırmaktır. Temizlik her zaman işe yarar.
İşin aslı, bu arıza lambası yanarken araba sürmeye devam edebilirsin, motorun kitlenmez ya da tekerleklerin yerinden fırlamaz. Fakat ani bir manevra yapman gerektiğinde ya da yağmurlu bir virajda altındaki makinenin sana eskisi gibi yardım etmeyeceğini bilmelisin. Güvenlik sınırlarını zorlamadan, sakin bir sürüşle en azından bir sonraki periyodik bakıma kadar idare etmek mümkün. Yine de kış aylarında bu riski almayı pek istemezsin...
Eğer tüm basit yöntemleri denediysen ve o ışık hala sana bakıyorsa, sanayi yolları görünmüş demektir. Bilgisayara bağlandığında çıkacak olan arıza kodu, seni nokta atışı arızalı parçaya götürür ve gereksiz harcamaların önüne geçer. Direksiyon açı sensörü kalibrasyonu veya bir kablo değişimiyle bu işi ucuza kapatmak tamamen senin elinde.
Arıza lambası yandığı an sistem kendini tamamen kapatır ve seni yolun gerçekleriyle baş başa bırakır. Çoğu zaman sadece basit bir sensör kirlenmesinden kaynaklansa da, bazen arkasında çok daha masraflı fren hidroliği problemleri yatabilir. Direksiyon açı sensörünün milimetrik bir sapması bile beynin kafasını karıştırmaya yeter. Yani araba aslında güvende olmadığını düşündüğü için şalteri indirir...
Direksiyonu düz tutmana rağmen araba sürekli bir tarafa çekiyorsa ya da kaygan yollarda o alışık olduğun güven hissi kaybolduysa, sistem çoktan havlu atmış demektir. Bazen de frene bastığında pedalda garip bir sertlik veya aşırı yumuşama hissedersin. İşin kötüsü, bu ışık yandığında sadece VSA değil, ona bağlı çalışan çekiş kontrol sistemi de devre dışı kalır. Patinaj çekerek kalktığında arkandan ağlayan lastik sesleri işte bu yüzden.
Hemen panik yapıp en yakın servise binlerce lira bayılmana gerek yok, ilk iş olarak arabayı sağa çekip stop etmeyi dene. Bilgisayarı kapatıp açmak gibi, bazen Honda'nın elektronik beyni de anlık bir voltaj dalgalanmasından dolayı donabilir ve reset atmak her şeyi çözer. Kutup başını söküp beş dakika beklemek de eski ama altın değerinde bir esnaf taktiğidir... Eğer ışık söndüyse şanslısın, geçici bir hata kodu almışsın demektir.
Lastik basınçlarının birbirinden farklı olması tekerleklerin dönüş hızını değiştireceği için sistemi doğrudan yanıltır. Hepsini fabrikasyon değerine getirip bir süre sürmek, o inatçı sarı ışıktan kurtulmanın en masrafsız yoludur. Tabii jantların veya lastiklerin orijinal ebatta olmaması da bu denklemi tamamen bozar. Küçük bir hava kaçırma meselesi, seni bir anda büyük bir elektronik arıza arayışına sokabilir.
Sorun hala devam ediyorsa, büyük ihtimalle tekerleklerin arkasında duran ABS sensörleri çamur veya balata tozu yüzünden kör olmuştur. Yağmurlu bir günde çamura battıysan ya da uzun süredir alt yıkama yaptırmadıysan, sensörlerin önü kapanır ve beyne sinyal gitmez. Bu durumda yapılacak en mantıklı şey, tekerlek içlerine tazyikli su tutarak o bölgeyi güzelce arındırmaktır. Temizlik her zaman işe yarar.
İşin aslı, bu arıza lambası yanarken araba sürmeye devam edebilirsin, motorun kitlenmez ya da tekerleklerin yerinden fırlamaz. Fakat ani bir manevra yapman gerektiğinde ya da yağmurlu bir virajda altındaki makinenin sana eskisi gibi yardım etmeyeceğini bilmelisin. Güvenlik sınırlarını zorlamadan, sakin bir sürüşle en azından bir sonraki periyodik bakıma kadar idare etmek mümkün. Yine de kış aylarında bu riski almayı pek istemezsin...
Eğer tüm basit yöntemleri denediysen ve o ışık hala sana bakıyorsa, sanayi yolları görünmüş demektir. Bilgisayara bağlandığında çıkacak olan arıza kodu, seni nokta atışı arızalı parçaya götürür ve gereksiz harcamaların önüne geçer. Direksiyon açı sensörü kalibrasyonu veya bir kablo değişimiyle bu işi ucuza kapatmak tamamen senin elinde.