Vaser Liposuction ile klasik liposuction arasındaki fark

Vaser Liposuction ile klasik liposuction arasındaki fark

Cengiz Demir

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Cengiz Demir
Vallahi billahi o eski usul liposuction dediğimiz şey bildiğin kaba inşaat işiymiş, bunu süsleyip püslemeye gerek yok. Doktor eline bir kanül alıyor, içeride ne var ne yok körlemesine, hunharca ileri geri hareketlerle parçalıyor; dokuymuş, damarmış Allah ne verdiyse artık. Günler süren o morluklar, sanki kamyon çarpmış gibi uyanmalar hep bu mekanik travma yüzünden. Hani diyorsunuz ya "Ameliyattan çıktım ama her yerim çürük içinde", işte o tam olarak bu klasik yöntemin eseri.

Vaser denilen nanede ise olay tamamen akustik, yani adamlar işin içine ultrasonik ses dalgalarını sokmuşlar. Bu dalgalar sadece yağ hücrelerini hedef alıyor, onları bir güzel eritip sıvılaştırıyor ama yanındaki damara, sinire, bağ dokusuna ilisemiyor bile. Tereyağını tavada eritirsin ya, aynen öyle bir kıvam… Çevre dokular sağlam kaldığı için de operasyon sonrası öyle günlerce yataklara düşmüyorsun, morarma falan komik denecek seviyede kalıyor.

Vücudundaki o inatçı simit bölgelerini, gitmeyen göbeği gitardan fırlamış gibi kusursuz hatlara kavuşturmak istiyorsan klasik yöntemi direkt eleyeceksin abi, net. Çünkü eski usulde yağı homojen çekemezler, içeride illa ki tümsekler, çukurlar kalır, dalgalı bir deniz gibi olursun mazallah. Vaser ise yüzeyi bildiğin zımparalıyor, homojenlik konusunda adeta bir sanat eseri çıkarıyor ortaya. Aynaya baktığında "Paramın karşılığını aldım" demek istiyorsan ultrasonun gücüne inanacaksın.

Gelelim o meşhur korse çilesine ve iyileşme sürelerine ki bence işin en can alıcı kısmı burası… Klasik ameliyattan sonra o sıkı korselerin içinde bir buçuk, iki ay resmen azap çekersin, deri bir türlü alttaki dokuya yapışmak bilmez çünkü içerisi resmen savaş alanına dönmüştür. Vaser’da ise bağ dokuları zarar görmediği için cilt kendini jet hızıyla toparlıyor, sıkılaşıyor. Birkaç hafta korse takıp normal hayatına, işine gücüne sanki hiçbir şey olmamış gibi devam etmek varken ne diye haftalarca acı çekesin ki?

Cildin gevşekse, elastikiyetini azıcık kaybetmişse klasik liposuction tam bir fiyasko ile sonuçlanabilir, benden söylemesi. Yağı altından çekince o deri çuval gibi sarkar, bu sefer de germe ameliyatı peşinde koşarsın. Ama Vaser’ın yaydığı o ultrasonik enerji var ya, işte o enerji alt deriyi ısıtıp kolajen üretimini tetikliyor, yani içeriden bir nevi ütüleme yapıyor. Hem yağından kurtuluyorsun hem de cildin cuk diye oturuyor, sıkılaşıyor.

Şimdi eğri oturalım doğru konuşalım, cebinden bir para çıkacak ve canın yanacak, o yüzden maceraya atılmanın hiçbir mantığı yok. Eğer bütçen elveriyorsa, "Ben bu acıyı minimumda atlatayım, vücudumda da dalgalanma olmasın" diyorsan tek kurşunun var, o da ultrasonik teknoloji. Eskimiş, cerrahı da hastayı da perişan eden o agresif mekanik yöntemleri artık tıp tarihi müzesine kaldırmak lazım…
 
Geri