Mamografi estetik ameliyat öncesi yapılmalı mı?

Mamografi estetik ameliyat öncesi yapılmalı mı?

Hakan Ulu

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
427
Tepkime puanı
0
Hakan Ulu
Güzellik salonunun bekleme koltuğunda otururken elindeki derginin sayfalarını hışır hışır çeviren o kadının gözlerindeki heyecanı çok iyi bilirim; hani aynaya her baktığında hayal ettiği o yeni silüete kavuşmanın eşiğindedir ya insan... İşte tam o eşikte, neşterin soğuk yüzü tenle buluşmadan hemen önce, zihni kurcalayan ama bir türlü yüksek sesle sorulamayan o sinsi soru belirir: "Aman canım, durup dururken şimdi bu muayeneler de nereden çıktı?" Doktorun o steril odasındaki masanın üzerine bırakılan bir mamografi kağıdı, bazen en heyecanlı rüyanın ortasına düşen küçük bir gölge gibi algılanabiliyor maalesef. Oysa ameliyat masasına yatmadan önce içeride tam olarak ne olup bittiğini öğrenmek, aslında gelecekteki o mutlu aynaya bakışların en büyük garantisi... Bir nevi fırtınalı denize açılmadan önce teknenin altını kontrol etmek gibi bir şey bu.

Peki ya o dokunun altına yerleştirilecek olan silikon protez, içeride gizlice büyüyen minicik bir kitleyi yıllarca gözlerden saklarsa? Ah, işte zurnanın zırt dediği yer tam da burası abi ya! Memenin kendi öz dokusu, dokunulduğunda elinize hissettirmediği nice sırları barındırır derinlerinde; sanki sisli bir sabah vakti denizin altındaki kayalıkları görememek gibi... Ameliyat öncesinde çekilen o detaylı mamografi veya ultrason, cerrahın haritası olur bir bakıma; nereye basacağını, nerede duracağını gösteren fener gibidir. Sonradan "keşke" demenin o ağır yükünü omuzlarda taşımaktansa, baştan her şeyi berrak bir su gibi ortaya dökmek daha akıllıca değil mi? Vallahi billahi, sonradan yaşanacak o büyük travmaların yanında iki dakikalık bir çekim nedir ki...

Geçenlerde bir dostum anlattı, tam dikleştirme operasyonu için gün almışken doktorunun ısrarıyla ultrasona girmiş ve... Sonrası çorap söküğü gibi gelen o küçük mucize işte. Protez takıldıktan sonra o dokuları röntgende veya tomografide ayırt etmek, samanlıkta iğne aramaya benziyor bazen. Estetik kaygılarla çıkılan bir yolda, sağlığın o hassas dengesini ıskalamak hiç akıl karı mı Allah aşkına? Protezin arkasında kalan, baskılanan dokuların yarın bir gün ne tepki vereceğini önceden kestirmek imkansız çünkü. İçeride ne var ne yok baştan bileceksin ki, yarın bir gün için rahat, kafan kuş gibi hafif gezebilesin...

Doktorun kapısından içeri girerken "bana bir şey olmaz" özgüveni vardır ya hani, işte o his bazen en büyük tuzağımız olabiliyor. Yaşınız ister yirmi beş olsun ister kırk beş, meme dokusu canlı bir organ; sürekli değişen, hormonlarla yatıp kalkan, kendi içinde küçük sürprizler hazırlayan bir yapı. Ameliyattan önce yapılan o tarama, sadece bir kontrol değil; estetik cerrahın sanatını icra ederken tuvalinin temiz olduğundan emin olma çabası aslında. İki estetik dikişin güzelliği, içerideki o bilinmezliğin gölgesinde kalmamalı hiçbir zaman... Bırakın o cihazlar birkaç saniye sıksın canınızı, varsın bir dakika sürsün o tedirginlik.

Bazen düşünüyorum da, kendimize verdiğimiz değer sadece dışarıdan nasıl göründüğümüzle mi ilgili, yoksa o görünüşün altındaki temelin ne kadar sağlam olduğuyla mı? Silikonlar takılır, biçimli hatlar elde edilir, elbiseler harika durur üzerinde... Ama geceleri başını yastığa koyduğunda "içeride ters giden bir şey var mıydı acaba" şüphesiyle uyanmak? Taramayı öne almak, gelecekteki o muhtemel olası gölgeleri daha doğmadan yok etmek demek. Kendine bir iyilik yapıp o randevuyu ertelemeden almak, aslında yeni hayatına verdiğin en güzel hediye...
 
Geri