Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Hemoroid dediğimiz illet insanı hayattan bezdirir, hele o tuvalet anı yok mu, düşman başına.
Basur memelerinin kökünü kesmek için cerrahi operasyon şart değil artık, bu teknik tam anlamıyla hayat kurtarıyor valla.
Küçük tıbbi bir aparatla problemli dokunun dibine sıkıca bir lastik atılıyor, kan akışı kesilince o doku kendi kendine kuruyup düşüyor zaten.
Ağrısız demiyorlar ama ameliyata kıyasla deve de kulak kalır doğrusu.
İşlem en fazla beş dakika sürüyor, sedyeden kalkıp hemen işinin gücünün başına dönüyorsun abi ya.
Her ne kadar pratik görünse de hekim seçimi çok mühim, yanlış yerden bağlarlarsa vallahi billahi günlerce kıvrandırır.
Kanama riski düşük mü, evet düşük, fakat ilk birkaç gün içeride yabancı bir cisim varmış gibi tuhaf bir doluluk hissi bırakıyor.
Hastalık nükseder mi peki?
Eğer hasta beslenme düzenine dikkat etmezse, lifli gıdalardan kaçarsa, aynı bela kapıyı tekrar çalar hiç şüphen olmasın.
Günün sonunda modern tıbbın sunduğu en pratik çözümlerden biri işte, korkup da köşede beklemenin âlemi yok.
Basur memelerinin kökünü kesmek için cerrahi operasyon şart değil artık, bu teknik tam anlamıyla hayat kurtarıyor valla.
Küçük tıbbi bir aparatla problemli dokunun dibine sıkıca bir lastik atılıyor, kan akışı kesilince o doku kendi kendine kuruyup düşüyor zaten.
Ağrısız demiyorlar ama ameliyata kıyasla deve de kulak kalır doğrusu.
İşlem en fazla beş dakika sürüyor, sedyeden kalkıp hemen işinin gücünün başına dönüyorsun abi ya.
Her ne kadar pratik görünse de hekim seçimi çok mühim, yanlış yerden bağlarlarsa vallahi billahi günlerce kıvrandırır.
Kanama riski düşük mü, evet düşük, fakat ilk birkaç gün içeride yabancı bir cisim varmış gibi tuhaf bir doluluk hissi bırakıyor.
Hastalık nükseder mi peki?
Eğer hasta beslenme düzenine dikkat etmezse, lifli gıdalardan kaçarsa, aynı bela kapıyı tekrar çalar hiç şüphen olmasın.
Günün sonunda modern tıbbın sunduğu en pratik çözümlerden biri işte, korkup da köşede beklemenin âlemi yok.