Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonun arkasındaki o minik panelde aniden yanan kırmızı ya da turuncu bir ikaz lambası, çoğumuzun sabah keyfini anında kaçırmaya yeter de artar bile. OBD-II tarayıcısını arabaya bağlayıp ekranı kaydırdığımızda karşımıza çıkan B0005 arıza kodu, genellikle direksiyon simidinin hemen arkasında gizlenen ve "zemberek" dediğimiz o döner konnektörün ya da direkt olarak sürücü hava yastığı devresinin bir yerlerde tıkanıp kaldığını söyler bize. Arabanın can damarlarından biri olan güvenlik sistemindeki bu kesinti, aslında sistemin beynine giden sinyalin bir anlığına bile olsa koptuğunu ya da direncin saptanan sınırların dışına çıktığını gösteriyor. Çoğu zaman basit bir temassızlıktır deyip geçmek istesek de, konu airbag olunca insan biraz durup düşünüyor tabii...
Koltukların altındaki kablo demetlerini şöyle bir kurcalamak, bazen bu can sıkıcı kodu kendi kendine silmenin en kestirme ve maliyetsiz yoludur aslında. Temizlik yaparken ya da koltuğu ileri geri hızla iterken oradaki soketler gevşeyebiliyor, zamanla tozlanıp temassızlık yapmaya başlayabiliyor ki bu da sistemin doğrudan arıza kaydetmesine yol açıyor. Soketleri birbirinden ayırıp içine kaliteli bir balata spreyi ya da elektronik devre temizleyici sıkmak, ardından da tam oturduğundan emin olarak geri takmak inanılmaz sonuçlar verebilir. Tabii bu işlemlere girişmeden önce ne olur ne olmaz diyerek akü kutup başını söküp bir on-on beş dakika beklemeyi kesinlikle ihmal etmiyoruz; güvenlik her şeyden önce gelir.
Direksiyon zembereği dediğimiz o parça zamanla aşındığında, ne kadar uğraşırsak uğraşalım sinyalin sağlıklı iletilmesini tamamen engeller ve bizi parça değişimine mecbur bırakır. Kornanın çalışmaması, direksiyondaki multimedya düğmelerinin kafasına göre takılması gibi belirtiler de zaten bu aşınmanın en net kanıtları olarak karşımıza çıkar genellikle. Piyasada çok ucuza yan sanayi zemberekler bulmak mümkün ama işin ucunda hava yastığının kritik bir anda açılmaması riski varken orijinal ya da çok kaliteli bir muadil parça seçmek en mantıklısı gibi duruyor. Birkaç kuruş tasarruf edeceğiz diye en hayati güvenlik donanımını riske atmaya değer mi, orası tamamen sizin bileceğiniz iş...
Hatalı kodu bilgisayarla sildikten sonra lambanın hemen sönmesi bizi yanıltmasın, çünkü sorunun kaynağı fiziksel olarak çözülmediyse o ışık ilk tümsekte veya direksiyonu tam tur çevirdiğimizde yeniden yüzümüze gülecektir. Direnç değerlerinin milimetrik olarak ölçülmesi, kablo tesisatında gizli bir kırık veya şasiye kaçak olup olmadığının bulunması bazen sıradan bir sürücünün harcı olmaktan çıkabiliyor. Eğer eliniz yatkın değilse ve multimetre kullanmayı pek bilmiyorsanız, sistemi daha fazla kurcalayıp daha büyük masraflara yol açmadan iyi bir oto elektrikçisinin yolunu tutmak en doğrusu olacaktır. Bırakalım uzmanı baksın, biz de direksiyon başında kendimizi güvende hissederek yolumuza devam edelim...
Koltukların altındaki kablo demetlerini şöyle bir kurcalamak, bazen bu can sıkıcı kodu kendi kendine silmenin en kestirme ve maliyetsiz yoludur aslında. Temizlik yaparken ya da koltuğu ileri geri hızla iterken oradaki soketler gevşeyebiliyor, zamanla tozlanıp temassızlık yapmaya başlayabiliyor ki bu da sistemin doğrudan arıza kaydetmesine yol açıyor. Soketleri birbirinden ayırıp içine kaliteli bir balata spreyi ya da elektronik devre temizleyici sıkmak, ardından da tam oturduğundan emin olarak geri takmak inanılmaz sonuçlar verebilir. Tabii bu işlemlere girişmeden önce ne olur ne olmaz diyerek akü kutup başını söküp bir on-on beş dakika beklemeyi kesinlikle ihmal etmiyoruz; güvenlik her şeyden önce gelir.
Direksiyon zembereği dediğimiz o parça zamanla aşındığında, ne kadar uğraşırsak uğraşalım sinyalin sağlıklı iletilmesini tamamen engeller ve bizi parça değişimine mecbur bırakır. Kornanın çalışmaması, direksiyondaki multimedya düğmelerinin kafasına göre takılması gibi belirtiler de zaten bu aşınmanın en net kanıtları olarak karşımıza çıkar genellikle. Piyasada çok ucuza yan sanayi zemberekler bulmak mümkün ama işin ucunda hava yastığının kritik bir anda açılmaması riski varken orijinal ya da çok kaliteli bir muadil parça seçmek en mantıklısı gibi duruyor. Birkaç kuruş tasarruf edeceğiz diye en hayati güvenlik donanımını riske atmaya değer mi, orası tamamen sizin bileceğiniz iş...
Hatalı kodu bilgisayarla sildikten sonra lambanın hemen sönmesi bizi yanıltmasın, çünkü sorunun kaynağı fiziksel olarak çözülmediyse o ışık ilk tümsekte veya direksiyonu tam tur çevirdiğimizde yeniden yüzümüze gülecektir. Direnç değerlerinin milimetrik olarak ölçülmesi, kablo tesisatında gizli bir kırık veya şasiye kaçak olup olmadığının bulunması bazen sıradan bir sürücünün harcı olmaktan çıkabiliyor. Eğer eliniz yatkın değilse ve multimetre kullanmayı pek bilmiyorsanız, sistemi daha fazla kurcalayıp daha büyük masraflara yol açmadan iyi bir oto elektrikçisinin yolunu tutmak en doğrusu olacaktır. Bırakalım uzmanı baksın, biz de direksiyon başında kendimizi güvende hissederek yolumuza devam edelim...