Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Boğazda o bitmek bilmeyen, hani sanki zımpara kağıdı yutmuşsunuz gibi hissettiren o gıcık sızı başladığında ilk iş mutfağa koşuyoruz herhalde. Farenjit dediğimiz bu illet aslında boğazın arkasındaki o yumuşak dokunun tabiri caizse isyan bayrağını çekmesidir... Tabii her boğaz yanmasını da hemen antibiyotikle korkutmaya çalışmamak lazım; çoğunlukla virüsler yüzünden çekiyoruz bu çileyi.
Gargara yapmak çocukluktan beri annelerimizin en büyük silahıdır, vallahi haksız da sayılmazlar hani. Bir bardak ılık suyun içine yarım çay kaşığı tuz atıp boğazı o tuzlu suyla bir güzel dezenfekte etmek... Hem şişliği alıyor hem de oradaki mikropları resmen boğuyor bu basit yöntem.
Sıcak içecekler boğazı yumuşatır derler ama aşırı kaynar çaylar tam tersi orayı tahriş edip durumu daha da beter yapabiliyor, benden söylemesi. Ilık ıhlamurun içine sıkılan birkaç damla limon ve bir kaşık gerçek bal, o tahriş olmuş dokuya resmen pamuk gibi geliyor.
Boğazınız fena halde kuruyor ve yutkunamıyorsunuz değil mi? İşte tam bu noktada ortamı nemlendirmek, belki de kaloriferin üzerine ıslak bir havlu koymak ya da o buhar makinelerini çalıştırmak hayat kurtarıyor... Kuru hava farenjitin en büyük dostudur, onu besler.
Kimileri hemen eczaneye koşup pastil almayı çözüm sanıyor. Evet, pastiller geçici bir rahatlama hissi veriyor, orayı uyuşturuyor falan ama temelde sadece anı kurtarıyoruz, hastalığı tamamen bitirmiyor yani. Yine de o anki yutkunma acısını hafifletmek için cepte taşımakta fayda var tabii.
Adaçayıyla aranız nasıl bilmiyorum ama bu dönemde kendisini baş tacı etmeniz gerekiyor. İster için ister ılıkken gargara yapın; içindeki o doğal bileşenler boğazdaki iltihaba karşı resmen savaş açıyor.
Bazen de ne yapsan olmaz, o ateş bir türlü düşmez ve ses tamamen kısılır gider... İşte o zaman "ben kendi kendimi iyileştiririm" inatçılığını bir kenara bırakıp doğruca bir doktora görünmek en mantıklısı.
Bol bol su içmekten daha iyi bir ilaç var mı bu dünyada, bilmiyorum. Vücut o enfeksiyonla savaşırken içeriden sürekli temizlenmek, o toksinleri atmak istiyor çünkü. Susuz kalan bir boğaz, farenjite teslim bayrağını çoktan çekmiş demektir.
Sigara dumanından, tozlu ortamlardan ve o keskin parfümlerden bu dönemde kesinlikle uzak durmak gerekiyor abi. Zaten içeride can çekişen bir mukoza var, bir de üstüne bu dumanı çekip ateşe odun atmak niye?
Kendinize biraz zaman tanıyın, dinlenin. Vücut o enerjiyi boğazı onarmak için kullanırken sizin sürekli koşturup durmanız süreci sadece uzatıyor... Bazen en iyi tedavi yöntemi, hiçbir şey yapmadan öylece uzanıp uyumaktır.
Gargara yapmak çocukluktan beri annelerimizin en büyük silahıdır, vallahi haksız da sayılmazlar hani. Bir bardak ılık suyun içine yarım çay kaşığı tuz atıp boğazı o tuzlu suyla bir güzel dezenfekte etmek... Hem şişliği alıyor hem de oradaki mikropları resmen boğuyor bu basit yöntem.
Sıcak içecekler boğazı yumuşatır derler ama aşırı kaynar çaylar tam tersi orayı tahriş edip durumu daha da beter yapabiliyor, benden söylemesi. Ilık ıhlamurun içine sıkılan birkaç damla limon ve bir kaşık gerçek bal, o tahriş olmuş dokuya resmen pamuk gibi geliyor.
Boğazınız fena halde kuruyor ve yutkunamıyorsunuz değil mi? İşte tam bu noktada ortamı nemlendirmek, belki de kaloriferin üzerine ıslak bir havlu koymak ya da o buhar makinelerini çalıştırmak hayat kurtarıyor... Kuru hava farenjitin en büyük dostudur, onu besler.
Kimileri hemen eczaneye koşup pastil almayı çözüm sanıyor. Evet, pastiller geçici bir rahatlama hissi veriyor, orayı uyuşturuyor falan ama temelde sadece anı kurtarıyoruz, hastalığı tamamen bitirmiyor yani. Yine de o anki yutkunma acısını hafifletmek için cepte taşımakta fayda var tabii.
Adaçayıyla aranız nasıl bilmiyorum ama bu dönemde kendisini baş tacı etmeniz gerekiyor. İster için ister ılıkken gargara yapın; içindeki o doğal bileşenler boğazdaki iltihaba karşı resmen savaş açıyor.
Bazen de ne yapsan olmaz, o ateş bir türlü düşmez ve ses tamamen kısılır gider... İşte o zaman "ben kendi kendimi iyileştiririm" inatçılığını bir kenara bırakıp doğruca bir doktora görünmek en mantıklısı.
Bol bol su içmekten daha iyi bir ilaç var mı bu dünyada, bilmiyorum. Vücut o enfeksiyonla savaşırken içeriden sürekli temizlenmek, o toksinleri atmak istiyor çünkü. Susuz kalan bir boğaz, farenjite teslim bayrağını çoktan çekmiş demektir.
Sigara dumanından, tozlu ortamlardan ve o keskin parfümlerden bu dönemde kesinlikle uzak durmak gerekiyor abi. Zaten içeride can çekişen bir mukoza var, bir de üstüne bu dumanı çekip ateşe odun atmak niye?
Kendinize biraz zaman tanıyın, dinlenin. Vücut o enerjiyi boğazı onarmak için kullanırken sizin sürekli koşturup durmanız süreci sadece uzatıyor... Bazen en iyi tedavi yöntemi, hiçbir şey yapmadan öylece uzanıp uyumaktır.