Çocukluk travmaları yetişkinliği etkiler mi?

Çocukluk travmaları yetişkinliği etkiler mi?

Hakan Ulu

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
427
Tepkime puanı
0
Hakan Ulu
İnsan beş yaşındayken yaşadığı bir korkuyu altmış yaşında hâlâ cebinde taşıyabilir mi, taşıyor işte... Küçükken sofrada sesini çıkardığında azar yiyen o çocuk, bugün iş toplantısında fikrini söylerken neden ecel terleri döküyor sanıyorsunuz? Bazen bir bakış, bazen sebepsiz bir öfke patlaması; kökleri ta o eski günlere, mahallenin tozlu yollarına kadar uzanıyor.

Geçmiş dediğin şey arkanızda kalmıyor ki abi, bayağ bildiğin sırt çantasında sizinle her yere geliyor. Çocukken hissedilen o yalnızlık hissi büyüyünce geçiyor mu sanki, biçim değiştiriyor sadece. İnanın bana, ilişkilerinde sürekli terk edilme korkusu yaşayan yetişkinlerin derdi bugünkü partnerleriyle değil, o zamanlar tam sarılamadıkları ebeveynleriyle... Aynı hesaba geliyor en nihayetinde, hepsi aynı kapıya çıkıyor.

Peki ne yapacağız, bütün suçu anama babama atıp kenara mı çekileceğiz yani? Hiç sanmıyorum, sorumluluktan kaçmak en kolayı çünkü. Ama şunu da görmek lazım; kırıldığın yeri fark etmeden orayı iyileştiremezsin ki... İnsan önce kendine karşı bir dürüst olacak, "Evet, ben zamanında şunları yaşadım ve hâlâ acıyor" diyebilecek.

İlişkilerde durup dururken çıkan o devasa kavgalar var ya, hani küçücük bir meseleden büyüyen... Vallahi billahi çoğunun temeli çocukluktaki o değersizlik hissine dayanıyor. İnsan yetişkin olunca mucizevi bir şekilde sıfırlanmıyor, zihnimiz o çocukluk anılarını biriktiren dev bir depo gibi adeta. İki cümle söylerken duraksamanız, ansızın gelen o gerginlik...

Sürekli mükemmel olmaya çalışan, her işi kusursuz yapacağım diye kendini paralayan insanlara bir bakın. Arka planda hep onaylanma arzusu, "Beni görün, beni sevin" çığlığı yatıyor. Küçükken sadece başarılı olduğunda aferin alan bir çocuk, büyüyünce başka türlü nasıl davranabilir ki? Kendini helak edercesine çalışır durur işte, mekanizma hep aynı işler.

Bazen sadece durmak gerekiyor, geçmişin o karanlık odalarına bir fener tutmak... Kendi içinizdeki o küçük çocukla helalleşmeden, onun elini tutup "Geçti, bak artık güvendesin" demeden tam anlamıyla yetişkin olmak imkansız. Kolay mı peki, hiç değil... Ama bir yerden başlamak gerekmiyor mu sizce de?
 
Geri